Genç piyanist Dilara Vardar: “İspanya’da lisans tezimi Türk Müziği ve Türk Beşleri üzerine yazıp orada çok büyük bir beğeni topladım”

2014 yılında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvar Lisesi Piyano Ana Sanat Dalından mezun olan, sanatsever bir ailede yetişmiş olmanın sosyal sermayesini akademik gelişimine de yansıtan Dilara Vardar, aynı yıl Profesör Pablo Galdo’nun öğrencisi olarak Vigo Yüksek Konservatuarı’nda lisans eğitimine kabul edildi ve 2019 yılında mezun oldu. Yüksek Lisans eğitimini burslu öğrenci olarak 2019-2021 yılları arasında Alfonso X El Sabio Üniversitesi’nde tamamladı. Türk Beşleri’ni ve Türk Müziği’ni İspanya’da tanıtmak için bu süreçte canla başla çabaladı. İspanya’da onu en çok etkileyenlerden biri de, insanların klasik müziğe ilgi duyması ve sokaktan geçen herhangi biriyle de klasik müzik konuşabiliyor olunması.

Valerian Shiukashvili, Gülsin Onay, Natasa Mitrovic, Lorenzo Turchi Floris, Sthephen Kovacevich gibi tanınmış piyanistlerle çalışma fırsatı bulan, “Liszt’in “Funérailles” ve “Legend no.2” eserleri ve Cemal Reşit Rey’in “Helvacı” eseri en severek çaldığım üç eserdir” diyen Dilara Vardar, yıllardır Türkiye’de ve İspanya’da konserler veriyor.

“Asociacion Musica Clasica de Galicia”nın üyesi olan Dilara Vardar, “Online Piano Masterclass Academy”, “Vigo Uluslararası Piyano Yarışması” ve “Ferrol Uluslararası Piyano Yarışması” etkinlik/organizasyonlarında görev alıyor. 

Bu değerli piyanistimizi tanımanızı çok isterim. Aşağıda kendisiyle yaptığımız keyifli söyleşi sizi bekliyor:

Merhaba Dilara hanım. Türkiyede başlayan piyanistlik kariyeriniz sizi türlü başarılar eşliğinde İspanyaya dek sürüklemiş. Öncelikle çok tebrik ederim. Küçüklüğünüzden başlarsak, müziğe olan ilginiz ilk nasıl fark edildi ve bunun üzerine süreç içerisinde nasıl bir eğitim eklemlediniz? 

Öncelikle ifade etmem gerekir ki; sanatsever bir ailem olduğu için çok şanslıyım.  Çocukluğumda hafta sonu etkinliğimiz konserlere, çocuk tiyatrolarına ve filmlerine gitmek idi. Müzikle büyüdüm, annem “bebekken ağladığında müzik açardık ve hemen susardın!” der.

İlkokula başladığımda müzik öğretmenimiz derslerde piyano çalardı. Piyanoya karşı ilgi ve tutkum o dönem başladı ve 7 yaşında almaya başladığım piyano dersleri ile de devam etti. 

Absolut kulağa sahip olduğumu da ders aldığım hocalarım sezmişti. 

Lise eğitimimi İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda Süreyya Baraz’ın öğrencisi olarak 2014 yılında tamamladım. Bu sırada üniversitemize davet edilen İspanya’nın en seçkin ve ünlü piyanistlerinden Pablo Galdo’nun ustalık sınıfına katılma fırsatı buldum. Dersimiz çok olumlu geçti ve sonrasında Madrid’e davet edilerek orada da iki hafta ustalık sınıfına (master class) katıldım. Yeteneğim ve müzikalitem kendisinin çok dikkatini çekti, lisans eğitimime İspanya’da öğrencisi olarak başlamam konusunda teklifte bulundu.

Bunun üzerine, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Piyano Ana Sanat Dalı Lisans sınavını da kazanmama rağmen, giriş sınavında başarılı olduğum Vigo Yüksek Konservatuarı’nda (Conservatorio Superior de Musica de Vigo) 2014 yılında başladım. Eğitimim süresince Türk müziğini ve bestecilerini tanıtmak en büyük hedeflerimden biri idi. Derslerde Türk Müziğinden örnekler sundum. Hatta çok büyük ilgi gören lisans tezimi “Türk Müziği ve Türk Beşleri” üzerine seçme sebebim de buydu.  

Lisans eğitimimi Profesör Pablo Galdo’nun öğrencisi olarak tamamladıktan sonra Madrid Universidad Alfonso X El Sabio Üniversitesinde yapılan sınav sonrası Yüksek Lisans eğitimine burslu olarak 2019 yılında kabul edildi. Bu değerli gencimizi tanımaya ne dersiniz? Ben kendisiyle gurur duydum ve hem yeteceği hem de çalışkanlığıyla elde ettiği bu burslarla birlikte müthiş yerlere geleceğinden eminim.

Şu ana kadar katıldığınız ustalık sınıflarından da biraz söz eder misiniz? Genel olarak bakıldığında, bu eğitimler sizin müzik becerilerinize nasıl katkılar sundular? 

Bugüne kadar farklı ülkelerden bir çok değerli piyanistin ustalık sınıflarına katıldım.  Gülsin Onay, Profesör R. Corbolini, profesör R. D’aniello, profesör N. Mitrovic ve profesör S. Kovacevich bunlardan sadece bir kaçıdır. Her biri bana müzikal anlamda yeni bakış açıları sundular. Onlardan aldığım yorumlar, yeni bilgiler; müziğe farklı açılardan bakıp, onları harmanlayarak kendi müzikalitemi geliştirmeme çok katkıda bulundu.

İlham aldığınız kadın piyanistler kimler peki? 

İlham aldığım kadın piyanist Devlet Sanatçımız Sayın Gülsin Onay’dır. Müthiş kariyeri ve müzikalitesinin yanında samimiyeti, sevecenliği kısacası kişiliğini de ayrıca örnek olarak aldığım ve Gümüşlük Festivali’nde kendisiyle çalışma fırsatı bulduğum sanatçımız! Martha Argerich ve Khatia Buniatishvili ilham aldığım yabancı kadın piyanistlerden ikisidir.

Bir kadın piyanist sahne performansını korumak için sağlığında nelere dikkat etmeli? 

Piyanistler sahne performansları öncesinde aylarca yoğun çalışma temposuna girerler. Günde 6-8 saat pratik yaparlar. Konser öncesi çok yorucu çalışmaları dışında da, formda kalabilmek için sürekli egzersiz yapmaları gerekmektedir. Sakatlıkları önlemek için parmak kasları ısıtılmalı, uygun duruş sağlanmalı ve vücudun bu bölgelerinin özellikle ısıtılması, esnetilmesi için egzersizler bilinçli şekilde yapılmalı. Bu denli yorucu çalışma yorgunluğu ve stresini atmak için kendimize de vakit ayırıp farklı aktivitelerde bulunmak, daha iyi performans sergileyebilmek icin çok önemli çünkü piyanistler fiziksel yorgunluk dışında mental olarak da çok yorulmaktadır.

Peki repertuarınızda olmasından en çok hoşlandığınız üç eser hangisi? Özellikle en çok beğendiğiniz konçertoyu da öğrenmek isterim. 

Üç eser seçmek gerçekten çok zor, çünkü her çaldığım eser benim için farklı anlamlar taşıyor. Liszt’in “Funérailles” ve “Legend no.2” eserleri ve Cemal Reşit Rey’in “Helvacı” eseri en severek çaldığım üç eserdir. En beğendiğim konçerto ise Grieg’in La minör Piyano Konçertosu’dur.

Zamanda geriye dönebilseydiniz hangi kompozitörle tanışmak ve ona ne sormak isterdiniz? 

Besteciliğinin yanında, döneminin en önemli piyano virtüözlerinden olan ve aynı zamanda başka bestecilerin eserlerini piyanoya uyarlayan Liszt ile tanışmayı gerçekten çok isterdim. Liszt’e bestelerini ve uyarlamalarını yaparken nelerden ilham aldığını, müzikalite ve teknik anlamda piyano virtüözitesini geliştirmek için nasıl bir yöntem izlediğini/tavsiyelerini sormayı çok isterdim.

Başarı sizin için ne anlam ifade ediyor Dilara hanım? 

Başarı aslında göreceli bir kavram olup, tanımı bireyden bireye, toplumdan topluma ve hatta meslekten mesleğe değişebilmektedir.  Ama genel anlamda; alınan eğitim, harcanan emek, gösterilen sabır, yaratıcılık ve en önemlisi adanmışlık sonrasında, daha önce belirlenmiş bir hedefe ne kadar ulaşılabildiğinin ölçüsüdür başarı! Benim için müzikal başarı; müziğimle insanlara hikayeler anlatıp onları farklı dünyalara götürebilmek, onlarla bağlantı kurabilmek ve yüzlerinde bir gülümseme yaratabilmektir.

Kariyerinizde şu ana kadar zirve noktası” olarak adlandırdığınız olay hangisi oldu peki? 

Benim gibi kariyerinin başlangıcında olan genç bir müzisyen için “zirve noktası”ndan ziyade  ancak “dönüm noktası” sayılabilecek olaylardan bahsedilebilir. Kariyerimde dönüm noktası olarak adlandırabileceğim olaylardan birkaç tanesi; Prof. Galdo’nun öğrencisi olarak kabul edilip İspanya’da lisans eğitimine başlamam ve bir diğeri ise yine İspanya’da lisans tezimi Türk Müziği ve Türk Beşleri üzerine yazıp orada çok büyük bir beğeni toplamam. 

Müzik tarihinde yaşamayı en çok hayal ettiğiniz dönemi de merak ediyorum. Romantik dönem mi, Barok çağ mı, veya başka bir dönem mi sizi daha çok çekiyor?

Romantik dönem eserlerini çalmayı çok seviyorum; o yüzden romantik dönem diyebilirim. Piyano tekniklerinin geliştiği ve piyanonun çok değer gördüğü bir dönem…

Yeni bir eser üzerinde çalışırken zorlandığınızda nasıl bir yöntem izlersiniz? 

Eser ile ilgili kafamda bir hikaye oluşturmaya başlarım ve o hikayeyi nasıl ifade edebilirim diye düşünürüm. Her melodiyi ayrı ayrı dinleyerek ve diğer melodilerle nasıl bir uyum içerisinde olması gerektiği üzerine çalışırım. 

Yeni nesil arasında çok fazla kız çocuğu piyanist adayı ve ciddi bir konservatuar eğitiminden geçiyorlar. Kendi geçtiğiniz süreç, yaşadığınız zorluklar ve deneyimleriniz ışığında onlara neler tavsiye ederdiniz? 

Müzik bitmeyen bir yol gibi ne kadar ilerleseniz de sonu yok. Her eser yeni bir hikaye ve macera, her biri size yeni dersler veriyor. Hepsinin birbirinden farklı zorlukları var ama bu işi gerçekten severek yapıyorsanız, bu zorlukların üstünden gelmeyi başarıyorsunuz. Piyanist adaylarına tavsiyem piyanoyu kendilerinin bir parçası gibi görsünler ve bir zorlukla karşılaştıklarında pes etmeden sabırla çalışmaya devam etsinler. Piyano ile ne kadar vakit geçirirseniz; o da size zorluklarda o kadar yardımcı olur. 

Peki çocukluğunuza geri döndüğünüzde o dönemdeki Dilaraya neler söyler, nasıl tavsiyelerde bulunurdunuz? Müzisyenlik sürecinde herhangi bir pişmanlığınız var mı

Müzisyenlik sürecinde yaşadığım herhangi bir pişmanlığım yok ama tabi ki çocukluğuma dönsem bugüne kadar elde ettiğim tecrübelerden yararlanarak tekrar yaşamak isterdim. 

İspanyada klasik müzik eğitimi hangi açılardan Türkiyeden farklı? Klasik müzik dinleyici kitlesini nasıl tanımlarsınız? Klasik müzik dinlemek ve onunla uğraşmak Türkiyedeki gibi elitist” bir hobi olarak görülmüyor sanırım. 

İspanya’da sokaktan geçen herhangi biriyle; ister müzikle ilgilensin, ister ilgilenmesin klasik müzik hakkında konuşabiliyorsunuz. Klasik müziğe ilgi duyuyorlar ve bu konuda da kendilerini geliştirmeyi seviyorlar.

Maliyetli bir eğitim sürecinden geçtiniz, geçiyorsunuz. Bu süreçte herhangi bir burstan, kurumsal destekten yararlandınız mı

Master eğitimim için Alfonso X El Sabio üniversitesinden burs kazandım. Bunun dışında en büyük manevi ve maddi desteği ailem sağladı.

Peki son olarak, kendinize dair hayallerinizi, projelerinizi öğrenmek isterim. 

Uluslararası konserler vererek müziği insanlara daha çok yaklaştırmak istiyorum. Aynı zamanda kendi öğrencilerimi de yetiştirmek benim bir diğer hayalim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s