Başarılı piyanist Öykü Buğday: “Tamamlanmış, güvende hissettiğim tek bir zaman var; o da piyanomun başında olduğumda”

2006 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Öykü Buğday, piyano eğitimine 2016 yılında MSGSÜ İstanbul Devlet Konservatuarında başladı. Konservatuvara başlayacağı sene çok heyecanlı olan Öykü, “Hayatımın ne şekilde değişeceğini düşünüp mutlu oluyordum. Konservatuvara ilk gidişimde çok yabancı hissetmiştim. Herkes sanki bambaşka bir dünyada yaşıyordu orada. Şimdi bu dünyanın parçası olmak beni çok mutlu ediyor. Üstleneceğim sorumluluklar aklımın ucundan bile geçmemişti” diye anlatıyor o dönemi. Şu an Lise 2. sınıfına devam ediyor ve ona yaşına, gelişimine uygun repertuarlar seçerek titiz bir şekilde yetişmesinde büyük katkısı olan Doç. İnci Yakar Birol ile eğitimini sürdürüyor. 

2017 yılında Uluslararası 12.Pera Piyano festivali yarışmasında ve 2018 yılında 13.Pera Piyano festivali yarışmasında Jüri Teşvik ödülü alan Öykü, 2019 yılında 14.Pera Piyano festivali yarışmasında 3.lük ve En İyi Türk Bestesi Yorumcusu ödülüne layik görüldü. 2019 yılında Budapeşte Liszt Akademi’de öğretmenlik yapan Profesör Marta GULYAS’ın ustalık sınıfına katıldı. 2020 yılında online olarak Münih’de düzenlenen Piano Competition For The Youth in Europe’da F kategorisinde 2.lik ödülü, 2021 yılında IMKA International Music yarışmasında, Youngsters kategorisinde 1.lik ödülü kazandı.  

“Hayatta herşey bana yabancılaşırken, Tamamlanmış, güvende hissettiğim tek bir zaman var; o da piyanomun başında olduğum zaman” diyerek piyanosuyla arasındaki bu güvene dayalı dostluk ilişkisini en yalın ve duygusal şekilde ifade ediyor Öykü. Kendisini tanımanız için hoş bir söyleşi bekliyor sizleri şimdi:

Öykü merhaba. Bu yaşına piyano alanında çok güzel başarılar sığdırmışsın, öncelikle çok tebrik ederim. Müziğe yeteneğin ve ilgin nasıl ortaya çıktı peki?

Çok teşekkür ederim. Klasik müziğe değil ama müziğe her zaman ilgim vardı. Klasik müzikle konservatuvara başlayınca tanıştım. Müziğe olan yeteneğimi ilkokul öğretmenim keşfetti. 

Bu ilginin üzerine nasıl bir eğitim aldın? Konservatuarda beş yıldır disiplinli bir eğitimden ve alanında çok değerli piyanistler yetiştirmiş olan İnci Yakar Birol’un yönlendirmesinden yararlanıyorsun. Bu başlı başına çok büyük bir şans sanırım, değil mi?

Benim de kendimi çok ayrıcalıklı hissettiğim bir konu bu. Öğretmenim İnci Yakar Birol olmasa birçok konuya bakışım çok daha farklı olurdu. Yaptığım işi bu kadar sevmezdim diye düşündüm hep.

Peki konservatuara ilk adım attığında neler hissetmiştin? Burası senin için ne ifade ediyordu? Biraz korku veya çekince oldu mu üstleneceğin sorumlulukları düşününce?

Konservatuvara başlayacağım sene çok heyecanlıydım. Hayatımın ne şekilde değişeceğini düşünüp mutlu oluyordum. Konservatuvara ilk gidişimde çok yabancı hissetmiştim. Herkes sanki bambaşka bir dünyada yaşıyordu orada. Şimdi bu dünyanın parçası olmak beni çok mutlu ediyor. Üstleneceğim sorumluluklar aklımın ucundan bile geçmemişti. 

Hiç unutamadığın bir sahne deneyimini sorsam hangisini anlatırsın?

İlk konserimde arkadaşlarım beni izlemeye gelmişti. Her parçanın başında dönüp onlara bakıp gülmüştüm. Aslında hiçbir sahne deneyimimi unutmam. Ama sanırım en değişik olanı bu.

Yarışmalara nasıl hazırlanırsın? Belirli bir çalışma disiplinin var mıdır? Örneğin zorlandığın besteler üzerinde çalışırken izlediğin bir yöntem var mı?

Yarışmalara hazırlanmak için özel olarak yaptığım bir şey yok. Her zamanki çalışma düzenimde çalışmaya devam ederim. Yarışma yaklaştıkça yarışma repertuarıma daha çok odaklanırım. Zorlandığım besteler varsa onlara daha çok zaman ayırırım. 

Peki sahneye çıkmadan önce bir uğurun, sana şans getirdiğine inandığın bir şans objen veya ritüelin var mı?

Bir ritüelim veya şanslı objem yok fakat performansımı bozacağına inandığım şeyler var. Mesela konsere çıkacağım günün sabahı daha az yerim, telefona bakmam. Bunların tersini yaparsam performansımı etkileyeceğini düşünürüm.

Müzik senin için ne ifade ediyor Öykü?

Müzik bana yabancı gelmeyen tek şey. Son zamanlarda tüm hobilerim, yapmayı sevdiğim şeyler yabancılaşmaya başladı. Hatta bazen kendimi bile tanımıyormuş gibi hissediyorum. Tamamlanmış, güvende hissettiğim tek bir zaman var; o da piyanomun başında olduğum zaman.

Kendine örnek aldığın, sana ilham kaynağı olan piyanistler kimler? Çağdaş veya geçmişten olabilir.

Krystian Zimmerman, András Schiff, Martha Argerich ve İdil Biret benim en büyük ilham kaynağım. Onların yorumlarını kendime çok yakın buluyorum.

 Peki repertuarında olmazsa olmaz besteler ve/veya besteciler kimler? Repertuarını neye göre belirlersin?

Repertuarı öğretmenim belirler. Çalışımı ilerletmek için uygun olan parçaları seçer. Benim de beğenip çalmak istediğim bir parça olursa öğretmenime danışırım. Eğer seviyeme uygunsa o parçayı da repertuarıma ekleriz.

Hem teknik olarak hem de müzikal açıdan kendini son günlerde en iyi ifade ettiğin eser hangisi?

Ben her zaman kendimi Bach’ın eserlerine yakın hissetmişimdir. Şu an repertuarımda Bach’ın ikinci İngiliz Süiti var. Kendimi en iyi ifade ettiğimi düşündüğüm eser.

Sence piyano için yazılmış, seni çok mutlu eden konçerto hangisi?

Beethoven’ın Do Majör tonundaki birinci konçertosuna bayılıyorum. Uzun zamandır beni en mutlu eden parçadır. Bir gün çalmak çok isterim. 

Eğitim hayatın boyunca herhangi bir burstan yararlandın mı?

Kısa bir süredir 7 Sanat Kültür Eğitim Derneğinden burs alıyorum.

Peki ustalık sınıflarına katıldın mı veya katılmayı planlıyor musun?

Şu ana kadar iki ustalık sınıfına katıldım. Ustalık sınıfları kendimizi geliştirmek açısından çok iyi bir fırsat bu yüzden daha fazla ustalık sınıfına katılmayı planlıyorum.

Yaşıtın çok fazla piyanist var. Onlara birkaç öğüt vermeni isteyebilir miyim?

Öğüt vermek istemem. Kendi adıma konuşabilirim. Yaptığın her şeyi severek yapmalısın.

Başarı tanımı yapabilir misin bana? Sence müzikte başarı neleri gerektirir? Doğuştan yetenek mi, çok çalışmak mı bir piyanist adayını başarılı kılar?

Bence en büyük başarı kendi çalışından memnun olmak. Sadece doğuştan yetenekle ya da çalışmakla başarılı olunmaz. İkisi birbirini tamamlayarak seni başarıya doğru götürür.

Bir zaman tüneli olsa ve geçmişe dönebilsen hangi kompozitörle tanışmayı ve ona ne sormayı isterdin?

Ben Debussy ile tanışmak isterdim. Onun bestelerinin üzerinde nasıl çalıştığını görmek, nelerden nasıl ve neden ilham aldığını sormak isterdim. 

Piyanistlik kariyerinden beklentilerin nedir Öykü? Kendine dair hayallerini, projelerini, varsa yurtdışında eğitimini perçinleme planlarını paylaşır mısın bizimle?

Konser piyanisti olmak istiyorum. Dünyayı gezip bir sürü ülkede konser vermek istiyorum. Yurtdışında eğitim almak çok istiyorum. En büyük hedeflerimin arasında klasik müziğin doğduğu topraklarda  o kültürü solumak ve kendimi geliştirmek için iyi bir okulda eğitimime devam etmek var.

Bu keyifli söyleşi için çok teşekkürler Öykü.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s