Genç obua sanatçısı Serra Özer: “Obua çalmak hayatımda verdiğim en güzel karar”

19 yaşındaki genç obua sanatçısı Serra Özer, henüz 9 yaşındayken Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda keman eğitimine başladı. 5 yıllık keman eğitimi süresince; “CAKA” (Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları) müzik projesinin katılımcısı olarak İstanbul, Ankara, Eskişehir ve Bursa’da ustalık sınıflarına katılıp konserler verdi.

Ancak herşey 2015 yılında değişiverdi ve onu keman kariyerinden obuaya doğru sert ve çarpıcı bir geçişe zorladı. İlk bakışta koşullardan kaynaklı bir zorunluluk gibi görünse de kendisinin obua eğitimine başlaması aslında müzisyenlik kariyerinin ve var oluş amacının devam etmesi açısından ona yeni bir yaşam enerjisi vermişti.

Peki o tarihte ne oldu? Lily Tchumburidze’nin öğrencisi iken Serra Özer’in sol kolu, talihsiz bir kaza sonucu iki yerden kırıldı. Yanlış tedavi sonucu platin takıldı ve bunun sonucunda keman eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Akabinde 2016 yılında 14 yaşında iken müzik eğitimine David Tchumburidze’nin büyük desteği sayesinde obua öğrencisi olarak yeni bir sayfa açtı. Zaten obuayı da “tahta nefeslilerin kemanı” olarak nitelendiriyor Serra Özer.

5 yıldır David Tchumburidze ile obua eğitimine devam eden Serra Özer, bu süre zarfında henüz 2 yıllık obuacı iken Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası’na seçilip çeşitli konserlerde çaldı. Yine 2018 yılında, Antalya’da düzenlenen Uluslararası Harmony Müzik Yarışması’nda “Grand Prix” ödülüne layık görüldü ve akabinde Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Oda Orkestrası ile birlikte solist olarak konser verdi. 2020 yılında ise Batum’da düzenlenen Uluslararası Silk Way Müzik Yarışması’nda “1.lik” ödülüne layık görülürken 2021 yılında da Fransa’da düzenlenen Nice Uluslararası Müzik Yarışması’nda “1.lik” ödülünü kazandı. Halen Lisans eğitimine devam etmekte olan Serra Özer’in hedefi yurt dışında eğitimini tamamlayarak iyi bir obua sanatçısı olmak…

Obua çalarken çok farklı duygular arasında gezinip duruyor Serra Özer. Bu duygulanım durumunu ise çok hoş bir şekilde ifade ediyor: “Obua bana hayatı temsil ediyor çünkü obuayla o kadar çeşitli duyguları çalabiliyorum ki bu enstrüman bana hayattaki yaşadığımız olayları tekrar yaşatma şansı veriyor. Eser neşeli olduğunda çok güzel atak verebiliyoruz, hızlı notaları çift dil sayesinde en hızlı şekilde çalabiliyoruz, legato yani bağlı eserleri akıcı bir şekilde çalabiliyoruz, bunun yanında nefes çevirme yaparak istediğimiz kadar uzun ses çalabiliyoruz. Bir enstrüman daha ne kadar işlevsel olabilir ki? Ben obuayı çaldığımda genelde duygulu bir eser çalıyorsam bazen aklıma duygulandığım konuları getiriyorum ve çok tutkulu çalmaya çalışıyorum, ama hızlı ve neşeli, bayram havasında bir parça çaldığımda veya kızgın bir eser çaldığımda hemen o moda odaklanmaya başlıyorum. Obua, bana her çeşit duyguyu tattırıyor.”

Kendisini, hayallerini, çalışmalarını, başarılarını tanımanız için bu değerli genç sanatçımızla röportajımızı aşağıda beğeninize sunuyorum:

Merhaba Serra hanım. Müzik kariyeri keman ile başlayıp talihsiz bir kaza sonucu obuaya yönelen nadir örneklerden birisiniz. Bize biraz bu geçmişi anlatır mısınız?

Başarılı geçen keman eğitimimin beşinci yılında, ortaokul son sınıftayken, keman konserimden bir gün önce provam çok güzel geçmişti. Ben de bu mutlulukla arkadaşlarımla oyun oynamaya karar vermiştim ancak oyun oynarken duvara çarpmam sonucunda sol kolumun iki kemiği de kırıldı. Sonra hastaneye gittiğimizde ameliyatla düzeltilmesi gereken kolumu doktor eliyle düzeltti. On hafta sonra alçıyı çıkartmaya gittiğimizde doktor fizik tedaviye gerek kalmasın diye kireçlenen dirsek eklemimi açmaya çalışırken tekrar kolumu iki yerden kırdı. Bu yanlış tedavi sonucunda derhal ameliyata girdim, koluma iki platin takıldı ve bir süre daha kolum alçıda kaldı. Bundan sonraki süreçte üç ay boyunca fizik tedaviye gittim ancak ameliyattan sonra sol elimdeki sinirlerde sorun oluştu ve bir daha keman çalamadım. O sıralarda bir daha keman çalamayacağım için çok üzülüyordum ve konservatuvarı bırakma aşamasındayken, keman sanatçısı hocam Lily Tchumburidze ve obua sanatçısı eşi David Tchumburidze bana bir umut ışığı oldular ve beni obuaya yönlendirdiler. Hayatımı değiştiren bu karardan sonra orta son sınıfta liseye hazırlanırken Haziran ayında obuaya başladım. Ancak liseye geçiş sınavım Eylül ayındaydı ve benim obuayı iyi bir şekilde çalabilmem için üç ayım vardı. Bu üç ay içinde çok fazla çalışarak liseye geçiş sınavımdan 95 aldım ve artık obua sanatçısı olma yolunda ilk adımımı attım.

Ailenizin sizin müzikal tercihlerinizdeki rolü nasıl oldu?

Ailemde annem ve benim dışımda müzikle ilgilenen biri yok. Annem müzik öğretmenidir. Ailem özellikle annem beni müziğe çok teşvik etmiştir ve bana küçükken hep müzikle ilgili bir şeyler öğretmiştir. Küçükken hep şarkı söylerdim, hep müzikle iç içeydim. Babam da Subay olduğu için küçüklüğümden beri bulunduğumuz nezih ortamlar da hep klasik müzik vardı ve bu da beni klasik müziğe yönlendirdi.  9 yaşımdayken babamın iş yerindeki Bando şefi yeteneğimi keşfetmiş ve beni konservatuvara yönlendirmişti. Ondan sonra ailemin  büyük desteğiyle yarı zamanlı olarak Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarına girmiştim. Enstrüman seçiminde keman çalmak istiyorum diye o kadar ısrar etmiştim ki beni direkt kemana seçmişlerdi. Bundan sonra ki müzikal seçimlerimde ailem hep en büyük destekçim olmuştur.

2018 yılında henüz 2 yıllık obuacı iken Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası’na seçildiniz ve çeşitli konserlerde çaldınız. Obuaya yönelmenizde ne etkili oldu? 

Obuaya yönelmemde eski keman hocam Lily Tchumburidze ve obua hocam David Tchumburidze çok etkili oldu. Lily hocam onun öğrencisiyken hep bana sende tam obuacı ağzı var derdi. Ben de ilk başta üzülürdüm kemanı çok sevdiğim için ama şu an o kadar mutluyum ki bu durumdan çünkü obua çalmaya başladıktan sonra obuanın gerçekten tam olarak benim enstrümanım olduğunu farkettim. Çalarken benimle bütünleştiğini hissediyorum. Keman çalarken hep en güzel enstrümanın keman olduğunu düşünürdüm ve bu yüzden obuaya karşı ilk başta biraz ön yargılı yaklaştım ama sonrasında o kadar çok sevdim ki tüm düşüncelerim değişti.  Dediğim gibi kolumun kırılıp tam olarak eskisi gibi olamamasından sonra hocalarımın önerisiyle birlikte ailemle iyice düşünüp neden olmasın dedik. İyi ki de obua sanatçısı olmaya  karar vermişim çünkü obua çalmak hayatımda verdiğim en güzel karar.

Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası sınavına girdiğimde Tolga Taviş hocam 2 yıllık obuacı olmama çok şaşırmıştı. İyi ki de Doğuş Orkestrasına seçilmişim diyorum çünkü bana çok şey kattı. Çok değerli şef ve hocalarla, sanatçılarla çalıştım, kamplarda yeni müzisyen arkadaşlarımla tanıştım, İstanbul, Göbeklitepe ve Adıyaman’da konserlerde çaldım. Bu tecrübeler gerçekten çok önemli…

Obua ile kemanın benzerlikleri ve farklılıkları neler sizce?

Obua ile kemanın gerçekten çok benzediğini düşünüyorum. Hem ses tınısı olarak, ses aralığı olarak gerçekten çok uyumlu iki enstrüman. Ben her zaman kemanın Yaylı Çalgılardaki yerini obuanın Tahta Nefesli ailesinde ki yeriyle aynı olduğunu düşünmüşümdür. Obua bence Tahta Nefeslilerin kemanıdır. Bu iki enstrüman o kadar uyumlu ki obua ve keman için şu ana kadar bir sürü konçertolar, eserler yazılmıştır. Obua ve keman  ses aralığı olarak çok yakındır. İkisi birlikte çalındığında ortaya mükemmel bir ses uyumu ve birliktelik çıkar. Obua çok armonik ve romantik tonu olan bir enstrümandır. Obuayla her duyguyu insanlara anlatabilirsiniz. Hem espressivo, romantik,  hem aktif, eğlenceli, hareketli, hem de üzgün, trajik bir şekilde çalabilirsiniz. Bu yönden bakılırsa obua da en az keman kadar yelpazesi geniş bir enstrümandır. Orkestrada ses aralığı olarak obua ikinci kemanlarla eşittir diyebilirim. Orkestra eserlerinde de obua sololarıyla keman soloları arasında çok güzel bir uyum ve paslaşma vardır. Farklılık olarak ikisi de solist enstrüman olmalarına rağmen keman daha fazla solist olan bir enstrümandır. Obua ve kemanın teknik olarak da ortak noktaları vardır ama tabii ki farklılıklar ve her iki enstrümanda olmayan teknikler de vardır. Mesela kemanda pizzicato vardır ama obua da yoktur. Obuada da nefes döndürme ve çift dil vardır ama bunlar da kemanda yoktur. Teknik olarak farklılıkları olsa da bu iki enstrüman birbirine çok yakışır.

Peki kemanı özlediğiniz oluyor mu şu anda?

Kemanı, kolum kırıldıktan sonra gerçekten çok özlüyordum. Kolumun düzeleceğini ve tekrar keman çalmaya başlayacağımı düşünüyordum. Ama bir daha profesyonel olarak çalamayacağımı anladıktan sonra bu özlemim giderek azaldı. Çünkü obuaya başlamıştım ve obuayı gerçekten çok sevmiştim o zamanlar da. Bazen güzel bir keman eseri dinlediğimde özlediğim anlar oluyor kemanı ama sonra obuayı düşündüğümde tüm özlemim gidiyor çünkü gerçekten çok güzel bir enstrüman çalıyorum.

Obua sanatçılığında edindiğiniz başarılardan da kısaca söz eder misiniz? 

2018 yılında Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrasına seçildim. O sene Ocak ayında İstanbul’da çok güzel bir kamp yaptık. 2 ay sonra okulum Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Oda Orkestrasının solistlik sınavına girdim ve kazandım. 16 Nisan 2018’de okulumuzun orkestrasıyla birlikte Haydn Obua Konçertosunu solist olarak seslendirdim. Yine 2018’in Mayıs ayında ilk katıldığım yarışma olan Antalya’da düzenlenen Uluslararası Harmony Müzik Yarışmasında “Grand Prize” ödülüne layık görüldüm. 2019 yılının Nisan ayında  Doğuş Çocuk Senfoni orkestrasıyla birlikte Göbeklitepe’de ve Şanlıurfa’da konserler verdik. 2020 yılının Ocak ayında Mersin Üniversitesi Oda Orkestrasının solistlik sınavına katıldım ve kazandım, ancak korona sebebiyle konser gerçekleştirilmedi. Yine 2020 yılının Şubat ayında Batum, Gürcistan’da düzenlenen Uluslararası “Silk Way” Müzik Yarışmasında “1.lik” ödülünü kazandım. 2021 yılının yine Şubat ayında ise Fransa’da düzenlenen Nice Uluslararası Müzik Yarışmasında “1.lik” ödülüne layık görüldüm.

Peki bu yarışmalar arasından sizi en çok etkileyen hangisi oldu?

Antalya’daki yarışma beni gerçekten çok etkilemişti çünkü ilk katıldığım yarışmaydı. Türkiye’de olmasına rağmen yabancı asıllı bir yarışmaydı ve jürilerimiz Gürcistan’dan, Ermenistan’dan, İtalya’dan, Azerbaycan’dan çok değerli sanatçılardı. Bu yarışmanın benim için bu kadar önemli olmasının sebebi ilk yarışmam olmasına rağmen Grand Prize ödülüne layık görülmemdi. Jürilerin yaptığım müziği sevmesi benim için gerçekten çok onur vericiydi.

Obua çalan bir müzisyenin sağlığında nelere dikkat etmesi gerekir?

Öncelikle her müzisyenin bedenine özellikle de el ve kollarına çok dikkat etmesi gerekir. Aksi taktirde kazalar sonucu ellerimize bir şey olduğunda müzisyen olduğumuz için bu durum bizim için çok zor bir hal alıyor. Genelde müzisyenlerde omurilik, bel ve omuz ağrıları oluyor. Bu yüzden bence bizim diğer herkesten daha fazla vücudumuza, bedenimize bakmamız gerekiyor. Obua ya da nefesli çalgılarda ise vücut, el kol sağlığının dışında yüz çevremize de dikkat etmemiz gerekiyor. Çene yapısı, ağız ve diş yapısı obuada gerçekten tonu çok etkiliyor. Çene çıkması, çenenin ilerde olması gerçekten bizi kötü etkiler. Bunun dışında bence üflemeliler olarak yediklerimize dikkat etmeli ve sigara içmemeye özen göstermeliyiz.

Obua çalarken neler hissedersiniz? O duygularınızı biraz bizimle paylaşır mısınız?

Obua, benim müzik hayatımın yeniden başlamasına sebep olan enstrüman. Obua o kadar romantik sesli bir enstrüman ki obuayla kolayca hissettiklerimi seyircilere aktarabiliyorum. Obua bana hayatı temsil ediyor çünkü obuayla o kadar çeşitli duyguları çalabiliyorum ki bu enstrüman bana hayattaki yaşadığımız olayları tekrar yaşatma şansı veriyor. Eser neşeli olduğunda çok güzel atak verebiliyoruz, hızlı notaları çift dil sayesinde en hızlı şekilde çalabiliyoruz, legato yani bağlı eserleri akıcı bir şekilde çalabiliyoruz, bunun yanında nefes çevirme yaparak istediğimiz kadar uzun ses çalabiliyoruz. Bir enstrüman daha ne kadar işlevsel olabilir ki? Ben obuayı çaldığımda genelde duygulu bir eser çalıyorsam bazen aklıma duygulandığım konuları getiriyorum ve çok tutkulu çalmaya çalışıyorum, ama hızlı ve neşeli, bayram havasında bir parça çaldığımda veya kızgın bir eser çaldığımda hemen o moda odaklanmaya başlıyorum. Obua, bana her çeşit duyguyu tattırıyor.

Son dönemde çalmaktan en çok hoşlandığınız parça ve besteci hangisi, ve neden?

Genelde tüm eserleri ve bestecileri severek çalıyorum çünkü hepsinde kendimden bir şey bulduğumu hissediyorum ve bana her eserin bir şey kattığını düşünüyorum. En son A. Ponchielli Obua Capriccio’sunu çok severek çaldım. Romantik dönem eseri olan bu Capriccio, her bölümde çok güzel melodiler barındırıyor. İlk girişteki melodik tema daha sonra eserin içindeki hızlanan, teknik açıdan zor bölümler ve finalde çok gösterişli bir bitiriş ile bu eser Romantik Dönem havasını bizlere çok güzel yaşatıyor.

Sizce müzisyenlerin kurumsal destek mekanizmalarından yararlanması önemli mi? Siz herhangi bir burstan yararlanıyor musunuz?

Ben herhangi bir burstan yararlanmıyorum. Kurumsal destek için bir sınava giremedim korona sebebiyle ama günün birinde gerçekten çok yararlanmak isterim çünkü biz müzisyenler için çok önemli kurumsal bir destek almak. İlerdeki planlarımız için oldukça etkili, yurt dışında öğrenim görmemiz için çok büyük bir fırsat, fayda ve ayrıca reklam açısından da iyi bir avantaj olduğunu düşünüyorum.

Obuaya eşlikçi olarak en çok yakıştırdığınız enstrüman hangisi?

Obuayla birçok enstrüman ses olarak çok uyumludur. Yaylı Çalgılardan Obua ile en çok yakıştırdığım enstrümanlar başta keman, çello ve viyola. Yaylılarla obuanın sesini gerçekten çok beğeniyorum, oda müziğinde de gerçekten ayrı bir tat oluyor. Üflemeli enstrümanlarda obua ile en çok yakıştırdığım enstrüman ise korno. Birçok senfoni ve eserlerde korno ve obua solosu birlikte yazılıyor ve çok güzel duyuluyor. Piyano zaten her enstrümana yakıştığı gibi obuaya da çok yakışıyor. Ama içlerinden obuayla en çok yakıştırdığım enstrümanlar keman, piyano ve çello.

Müzik tarihi içinde yaşamayı en çok istediğiniz dönem hangisi peki? Ve sebebi nedir?

Müzik tarihinde yaşanan dönemlerin hepsi gerçekten çok özel çünkü hepsinin kendine özgü bir stili var. Bu dönemlerden eserler çaldığımızda daha çok o zaman ki müzik anlayışı ve tekniğine göre çalmaya özen gösteriyoruz. Ben müzik tarihindeki tüm dönemleri çok seviyorum çünkü her dönem benim için farklı bir müzik ve yaşanmışlıklardır. Ama Rönesans, Barok,  Klasik, Romantik ve Çağdaş dönemler arasında hepsini çok sevmeme rağmen çalmaktan ve dinlemekten en zevk aldığım Romantik dönemdir. Bir Romantik dönem eseri dinlediğim, çaldığım, kitaplarını okuduğum, resimlerini incelediğim zaman kendimi gerçekten büyülenmiş hissediyorum. Gerçekten Romantik dönemde olan sanatın her türünün, bana o tarihi yaşattığını hissediyorum. Bu yüzden ben müzik tarihinde en çok Romantik dönemde yaşamak isterdim. O dönemdeki konserlere gidebilmek, o dönemde konser verebilmek, obuanın virtüözitesini geliştiren sanatçılarla tanışmak, o dönemin ressamlarını ve bestecilerini tanıyabilmek çok isterdim. Bu eserlerin nasıl yazıldığını, hangi şartlarda Klasik müzik repertuvarında bu kadar muazzam eserlerin olduğunu görebilmek isterdim.

Size ilham veren Türk ve yabancı obua sanatçıları kimler?

Bana ilham veren Obua sanatçıları başta hocam olmak üzere sıralama olmaksızın, David Tchumburidze, Heinz Holliger, Francois Leleux, Stefan Schilli, Allan Vogel, Ramon Ortega Quero, Alexei Ogrintchouk, Albrecht Mayer ve Dominik Wollenweber’dir.

Mesleğinize dair hayalleriniz ve yakın dönem projeleriniz neler?

Tabii ki birçok meslektaşım gibi benim de en büyük hayalim yurt dışında eğitimimi sürdürebilmek. Bunun için çalışmalarımı sürdürüyorum ve okulumdan sonra, A sınıfı bir orkestrada Birinci Obuacı ve aynı zamanda Solist olarak ülkemi en iyi şekilde temsil etmek, daha çok ustalık sınıfları ve yarışmalara katılmak, müziğimi tüm sanatseverlere aktarabilmek istiyorum.

2 comments

  1. Hikayeyi okurken çocuk k duygulandım.Azmine ve başarısına hayran kaldım.yılmadan müziğe devam etmesi,müziğe küsmemesi …Kemanın yerini obuanın alarak yoluna devam etmesi çok güzel👏👏👏 Tüm olumsuzluklara rağmen müzik ayakta tutmuş…Tebrik ediyorum…Başarılar diliyorum 😊🙏💙🍀💫💐

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s