Büyük hayallerin peşinden son sürat koşan küçük piyanist Ela Demirkaya: “Çalma tekniğinden en çok ilham aldığım piyanist Sviatoslav Richter”

Müziğini kullanarak dünyanın daha yaşanılası bir yer haline gelmesi için çabalamayı hayal eden 11 yaşındaki piyanist Ela Demirkaya, gelecekte müzik dünyasının isminden oldukça fazla bahsedeceği çok değerli küçük piyanistlerden biri. Ela, piyano tuşlarıyla 4 yaşındayken tanıştı ve bu süreç en sonunda onu 2017 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde onun gibi birçok değerli piyanisti yetiştiren Prof. Gülden Gökşen ile çalışmaya varan bir çabalar zincirinin toplamı oldu.

Ela, 2017 yılında Hisar Okulları Birinci Uluslararası Piyano Yarışması’nda birincilik, 2018 yılında Mozart Akademi Dördüncü Uluslararası Müzik Yarışması’nda ikincilik, 2018 yılında Caspi Art Uluslararası Müzik Yarışması’nda birincilik, 2019 Dördüncü Uluslararası Genç Yetenekler Müzik Yarışması’nda birincilik, 2019 yılında On Dördüncü Pera Uluslararası Müzik Yarışması’nda üçüncülük, 2019 yılında IMKA Uluslararası Müzik Yarışması’nda ikincilik, 2019 yılında The Muse Uluslararası Müzik Yarışması’nda birincilik, 2020 yılında Boğaziçi Akademi Uluslararası Piyano Yarışması’nda üçüncülük, 2020 yılında Eu Playy Uluslararası Piyano Yarışması’nda birincilik, 2020 yılı Città di Barletta Uluslararası Müzik Yarışması’nda ikincilik gibi çok değerli ödüllerle evine dönmesine rağmen halen yolun başında olduğunun bilinciyle hareket ederek, müzik dünyasını her gün yeniden keşfediyor, nota ve teori bilgisini geliştiriyor ve Bach’a karşı büyük bir hayranlık ve merak besliyor. Ela bir yandan da çevresini dönüştürücü misyon yüklenerek arkadaşlarına klasik müziği ve piyanoyu sevdiriyor.

Şu anda bir yandan BİLSEM’de eğitimini sürdürürken, diğer yandan Prof. Gülden Gökşen’in öğrencisi olarak MSGSÜ’nde yarı zamanlı programda yer alıyor. “Bir zaman kapsülüne atlasam Barok döneme gitmek ve J. S. Bach ile tanışmak isterdim. Ona bildiğim bütün bestelerini çalar ve gerçekten istediği gibi çalıp çalamadığımı sorardım” diyen Ela’nın eline bir fırsat geçse, dünyanın en zengin insanlarını taşıyan bir zeplinde maddi imkansızlıklardan dolayı eğitim göremeyen çocukların yararına bir konser vermek istiyor. Piyanosundan ayrı kaldığı zamanlarda ise çok sevdiği bir arkadaşından ayrılmış gibi hissediyor. Bu yanıt, son dönemde görüştüğüm birçok üstün yetenekli çocukta neredeyse ortak bir hisse tercüman oluyor; zira piyanolarıyla öylesine sıkı bir dostluk kurmuşlar ki onu bedenlerinin, belleklerinin, kalplerinin bir uzantısı olarak konumlandırmışlar ve bunu klişe bir şekilde değil, tüm çocuksu duygularıyla yapmışlar.

Aşağıda, aldığı onca ödülün zerre kadar şımartmadığı, aksine daha iyiye, daha güzele, daha mükemmele varmak için itici bir güç olduğu çok özel bir piyanist kızla tanıştırmak istiyorum sizi. Ela Demirkaya’ya kulak vermek ister misiniz? Ardından da aşağıda onun çok güzel performans kayıtları sizi bekliyor:

Müzik yolculuğun nasıl başladı, nasıl devam ediyor? 

Benden 6 yaş büyük olan ablam da çok küçük yaşlardan itibaren piyano çalmaya başladığı ve yarı zamanlı konservatuar piyano dalı öğrencisi olduğu için doğduğumdan beri müzikle ve piyanoyla iç içeyim. Piyano dersi almaya Andantino Müzik Okulu’nda başladım. Bundan bir yıl sonra da Hisar Okulları’nın açmış olduğu uluslararası piyano yarışmasında kendi kategorimde birincilik ödülü aldım. Bu birincilik sonunda yarışma jürisinde bulunan sevgili öğretmenim Prof. Gülden Gökşen ile tanışma şansını elde ettim. Bu da bana pek çok ulusal ve uluslararası yarışmalarda alacağım ödüllerin önünü açtı. 2019 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi yarı zamanlı piyano sınavını kazandım. Şu an aynı okulda yarı zamanlı 2. sınıfta Gülden Gökşen’in öğrencisi olarak çalışmalarıma devam ediyorum. 

Pandemi dönemi birçok çocuk gibi seni de çok etkilemiştir, eminim. Peki bu dönemi müzikal anlamda nasıl geçirdin? 

Pandemi müzikal anlamda çok aktif olduğum bir dönemde başladı. Bütün yarışmaların ve konserlerin iptal olduğu nisan ayında bir yurt içi yarışmam ve konserim, ayrıca İtalya Orbetello’da canlı gerçekleşecek olan bir yarışmam vardı. Bu yarışmalarda kazanmayı umduğum dereceler kadar edineceğim tecrübeler ve arkadaşlıklar da benim için çok önemliydi. Bunların yerine online olarak katıldığım ve tamamında ödül aldığım yarışmalar oldu. Müzik çalışmalarıma ve eğitimime evde online olarak devam ediyorum. 

Aldığın ödüllerin listesi oldukça uzun ve hepsi birbirinden değerli. Biraz bu ödüllerden bahsetmek ister misin? 

Girmiş olduğum 10 yarışmanın çoğu birincilik olmak üzere tamamından ödülle döndüm. Şimdiye kadar aldığım ulusal ve uluslararası ödüllerden beni en çok heyecanlandıranlar, binden fazla yaşıtımın katıldığı 2019 Uluslararası Genç Yetenekler Yarışması’nda aldığım birincilik ödülü ve Atina’da düzenlenen The Muse Yarışması’nda birinci olarak Atina’nın en büyük konser salonundaki ödül töreninde piyano çalmamdı.  

Konservatuar eğitimi sana neler katıyor? 

Sevgili öğretmenim Gülden Gökşen’in karşılığı ödenemez emeğiyle her yıl tekniğimi daha çok geliştiriyorum, daha zor parçalar çalıyorum. Aynı zamanda müzik kulağım gelişiyor, nota ve teori bilgim artıyor.  

Piyanodaki başarılarınla arkadaş çevrene ilham kaynağı oluyor musun? Senin sayende klasik müziği sevenler oldu mu? 

Halen 5. sınıfına devam etmekte olduğum okulumdaki arkadaşlarım bana piyano çalışımdan çok etkilendiklerini söylüyorlar. Benim sayemde klasik müziği sevenler olduğu gibi piyano dersi almaya başlayanlar da oldu. 

Katıldığın canlı yarışmalarda dünyanın dört bir yanından yaşıtın çocuklarla tanışmak sana neler katıyor? 

Gerçekten de katıldığım uluslararası yarışmalar sayesinde dünyanın her tarafından çok yetenekli arkadaşlarla tanışma fırsatım oldu. Her birinin müzik sevgileri, teknikleri, müziğe bakış açıları benim için çok değerli. 

Peki ilk ödülünü aldığında neler hissetmiştin? Kaç yaşındaydın? O anı anımsıyor musun? 

İlk ödülüm 2017’de almış olduğu Uluslararası Hisar Okulları Yarışması’ndaki birinciliğimdi. 7 yaşındaydım. Çok şaşırdığımı, sevindiğimi, bir o kadar da heyecanlandığımı hatırlıyorum. 

Online yarışmalar mı, canlı yarışmalar mı seni daha çok motive ediyor? 

Kesinlikle canlı yarışmalar beni daha çok motive ediyor. Farklı şehirlerde ya da ülkelerde, farklı piyanolarla, tanımadığım insanların önünde piyano çalmak çok daha heyecanlı. 

Peki, biraz hayal kuralım. Bir zaman kapsülüne atlasan ve geçmişe gitsen, hangi müzisyenle / kompozitörle tanışmak ve ona ne sormak / söylemek isterdin? 

Bir zaman kapsülüne atlasam Barok döneme gitmek ve J. S. Bach ile tanışmak isterdim. Ona bildiğim bütün bestelerini çalar ve gerçekten istediği gibi çalıp çalamadığımı sorardım. 

Her gün kaç saat piyano çalışırsın?

Ortaokul 5. sınıfa gidiyorum. Aynı zamanda yarı zamanlı konservatuar ve Bilsem öğrencisiyim. Bu yüzden planlı olmak benim için çok önemli. Her gün 1.5-2 saat arası piyano çalışıyorum. 

En çok sevdiğin kompozitörler kimler ve neden? 

En çok sevdiğim besteci J. S. Bach. Çünkü Barok dönem eserlerini daha severek çalıyorum. Aynı zamanda parçalarındaki hareketlilik ve enerji hoşuma gittiğinden B. Bartok da sevdiğim bestecilerden. 

Müziği bir renkle tanımlamanı istesem, hangisini söylerdin ve neden?

Müziği turkuaz rengiyle tanımlardım çünkü müzikte engin denizlerin verdiği sonsuzluk ve huzuru hissediyorum.

Piyanondan ayrı kaldığında, örneğin seyahate çıktığında neler hissediyorsun? 

Çok sevdiğim bir arkadaşımdan ayrılmış gibi hissediyorum. Bir an önce kavuşmak için sabırsızlanıyorum. Seyahat dönüşünde eve vardığımda yaptığım ilk şey piyano çalmak oluyor. 

Piyano çalışmadığın zamanlarda ne yaparsın? 

Derslerden ve piyanodan geri kalan zamanda yapmaktan en çok hoşlandığım şey ailemle beraber vakit geçirmek. Kitap okumak, ablamla beraber müzik dinlemek ve eğlenceli programlar izlemek de beni mutlu eder. 

Hayattaki en büyük hayalin nedir? 

Müziğin içinde yer alarak dünyanın daha yaşanılabilir bir yer olmasına katkıda bulunmak. 

Piyanonla çalarken neler hayal ediyorsun? 

Piyanoyu her zaman çok büyük bir salonda, yüzlerce seyircinin ses çıkarmadan beni dinlediği bir konserde olduğumu hayal ederek çalıyorum. 

Beşinci Uluslararası Mozart Yarışması’nda piyano dalında ödül aldın. Mozart senin için ne ifade ediyor? 

Mozart benim için neşeli ve çocuksu bir dehayı ifade ediyor. Şu anda Mozart’ın bir eseri üzerinde çalışıyorum ve piyano başına geçip çalmaya başladığımda kendimi daha mutlu ve neşeli hissediyorum. 

Piyanonu alıp çok “çılgın” bir yerde konser vermeni istesem, neresini söylerdin? 

Dünyanın en zengin insanlarını taşıyan bir zeplinde maddi imkansızlıklardan dolayı eğitim göremeyen çocukların yararına bir konser vermek isterdim. 

Çalma tekniğinden en çok ilham aldığın piyanist kim ve neden? 

Çalma tekniğinden en çok ilham aldığım piyanist Sviatoslav Richter. Doğal çaldığını ve kendini besteciyle dinleyici arasında bir köprü olmaya adadığını düşünüyorum. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s