Barenboim Said Akademie’den tam burslu genç kemancı Alpay Jan İnkilap: “Mükemmeliyete varabilmek için kendinize meydan okumalısınız”

Alpay Jan İnkilap, müzik öğretmeni bir annenin elinde notalarla tanışan, bebekliğinden beri müziğin içinde yetişmiş, okumayı yazmayı öğrenmeden önce notaları öğrenmiş, Mozart’ın ninnileriyle büyümüş, olgunlaşmış ve şu anda 20 yaşında çok başarılı bir keman sanatçısı olmuş bir genç… 2007 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik Hazırlık İlköğretim Okulu’na, Keman ana sanat dalı öğrencisi olarak kabul edilen Alpay Jan, 2017 yılı itibarı ile İngiltere The Purcell School’da eğitim almaya hak kazandı ve okuldan 2019 yılı Temmuz ayında mezun oldu. The Purcell School’da okuduğu yıllarda ise keman çalışmalarını Royal College of Music okulunda Prof. Itzhak Rashkovsky ile sürdürdü. Genç kemancı daha sonra birçok müzisyenin hayallerini süsleyen Almanya / Barenboim Said Akademie’ye tam burslu okuma hakkı kazandı ve keman çalışmalarını halihazırda Prod. Michaela Martin ile sürdürüyor. Söz konusu akademi, ünlü orkestra şefi ve piyanist Daniel Barenboim ve dünya çapında saygın bir yere sahip olan edebiyatçı Edward Said’in ortak projesi olup dünyanın en iyi müzik okullarından biri olarak kabul ediliyor.

Kendisi çok önemli ödüllerin de sahibi: V. Gülden Turalı Ulusal Keman Yarışması’nda birincilik ödülü, 55. Kocıan Uluslararası Keman Yarışması’nda (Çek Cumhuriyeti) ikincilik ödülü ve Belçika’da yapılan Uluslararası 7. Bravo Keman Yarışması’nda üçüncülük ödülü… Genç kemancı bugüne dek Bilkent Gençlik Senfoni Orkestrası, Ankara Filarmoni Orkestrası, Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Gençlik Orkestrası, Başkent Filarmoni Ankara Orkestrası ve Akademik Başkent Orkestrası gibi birçok orkestra eşliğinde solist olarak konserler verdi.

İngiltere’de The Purcell School tarafından Watford Colosseum ve Cadogan Hall’da düzenlenen okul orkestrası etkinliklerine katılan Alpay Jan, ayrıca St Mary The Virgin Church ve St Martin In The Field kiliselerinde solo resital verdi; The Purcell School’ da düzenlenen kırk beş kişinin katıldığı “Senior Concerto Competition” yarışmasında Finale kalan altı kişi arasında yer alarak “Constance Pilkington Hall” de konser hakkı kazandı, Royal College of Music Resital salonunda düzenlenen konser programında solo performans sergiledi; Londra, Welwyn Garden City Orchestra’sı ile şef Dr. James Ross’la beraber, Glazunov Keman Konçertosunu solist olarak seslendirdi.

Alexander Vinnitski, Cihat AŞKIN, Mintcho MINTCHEV, Lutsıa IBRAGIMOVA gibi değerli müzisyenler ile çalışma fırsatı yakalayan, 2016 ve 2017 yıllarında İsrail’de düzenlenen “Keshet Eilon Music Center and Violin Mastercourse”a katılan genç kemancı, ayrıca İtzhak RASHKOVSKY, Paul ROCZEK, Vadim Gluzman ve Qian ZHOU’nun keman ustalık sınıflarında çalışma olanağı buldu. Ama kiminle sahnede yer almak isterdiniz sorusuna yanıtı tek: “Cihat Aşkın ile birlikte konser vermeyi çok isterim. Çünkü; ülkemizin yetiştirdiği en büyük keman sanatçılarından birisi” diyor.

“Kendine inan ve sabırlı ol” öğüdü ise, keman çalışmalarında aklında kalan en değerli öğütlerden biri… Kapadokya’da bir mağarada verdiği keman resitali ise unutulmayan konserlerinden. Başarısının sırlarından biri ise her yarışmadan önce adeta kampa girmesi, çok yoğun ve disiplinli bir hazırlık sürecinden geçmesi. Ona göre; bir enstrümanda mükemmeliyete varabilmek için, kendinize meydan okumanız, sınırlarınızı zorlamanız ve çok çalışmanız gerekiyor.

Kendine her gün biraz daha meydan okuyarak başarı basamaklarını ikişer üçer tırmanan bu değerli müzisyenimize kulak vermek ister miydiniz? İşte söyleşimiz:

Müziğe nasıl başladınız? Çocukluğunuza dönersek kemanla ilk tanışıklığınız nasıl ortaya çıktı? 

Müzik aslında, doğduğum andan itibaren hayatımda oldu.  Müzik öğretmeni olan annem, Mozart’ın “Bebekler için uyku” Cd’ leri ve çeşitli klasik müzikler dinleterek bebekliğim de beni uyuturmuş..

Müzik  yolculuğuma yine annemin yeteneğimi fark etmesi ile başladım. Okuma ve yazmayı öğrenmeden önce ilk alfabem müzik, ilk harflerim notalar olmuştu. Kemana başladığımda henüz 5 yaşındaydım. Kulak ve nota eğitimime annem ile keman derslerime ise, Bilkent Üniversitesi’nin keman eğitimcisi Muhammedcan Turdiev ile başladım.

Şimdiye kadar çaldığınız ve “vazgeçilmez” olarak gördüğünüz sanatçılar ve eserleri hangileri? 

Glazunov Keman Konçertosu, Brahams 3 nolu Sonat ve Ysaye’nin yorumlamaya çalıştığım pek çok eserini sayabilirim.

Türk sanatçılardan kimlerle beraber çalmak isterdiniz ve neden?

Cihat Aşkın ile birlikte konser vermeyi çok isterim. Çünkü; ülkemizin yetiştirdiği en büyük keman sanatçılarından birisi..

2017 yılı itibarı ile İngiltere The Purcell School’da eğitim almaya hak kazandınız ve keman çalışmalarınızı Royal College of Music okulunda  Prof. Itzhak Rashkovsky ile sürdürdünüz. Öğretmeninizin o dönemde sizin tekniğinize kattığı başlıca kazanımlar nelerdir? 

Öncelikle tüm keman tekniğimde gördüğü eksiklikleri gözden geçirerek düzeltmeme yardımcı oldu. Keman da sağ el gelişimime büyük ölçüde katkı sağladı. Hayal gücümü zenginleştirerek, müziği daha iyi anlayıp yorum getirmem konusunda bana yeni ufuklar açtı.

Günümüze gelirsek, üniversite eğitiminizi, birçok yaşıtınızın hayallerini süsleyecek bir yerde, Almanya’da Barenboim Said Akademie okulunda tam burslu okumaya hak kazandınız. Bu başarınızı ilk öğrendiğinizde neler hissetmiştiniz? Bu akademiyi ayrıcalıklı ve önemli kılan özellikleri sizce neler? 

Aslında üniversite eğitimimi İngiltere’de sürdürmek istiyordum. Bu neden ile Londra’da üç büyük Müzik Koleji’nin sınavına girmiştim. 

Bu okullar;

-Royal College of Music (Kraliyet Müzik Koleji)

-Royal Academy (Kraliyet Müzik Akademisi)

-Guildhal School of Music & Drama 

Sınavına girdiğim okulların hepsinden de eğitim almaya hak kazanmıştım. Ancak; Londra’da eğitimime devam edebilmek için destek arayışlarım ne yazık ki olumsuz sonuçlanınca, eğitimime bir yıl ara vermek zorunda kalmıştım. Ertesi yıl Londra’daki müzik okulların yanı sıra, Almanya’da Barenboim Said Akademie okulunun da sınavına girdim. Yine sınavına girdiğim okulların tümünden kabul aldım. Ancak tercihimi, Barenboim Said Akademie’den yana kullandım. Okula kabul edilerek, ünlü Keman eğitimcisi Prof. Michaela Martin ile keman çalışmalarımı sürdürmek beni ayrıca mutlu etti.

Okulumu diğer müzik akademilerinden ayrı kılan özelliklerin başında; Kaliteli sanatçı yetiştirmeyi amaç edinmesi geliyor.

Eğitimini, Müzik ve felsefe temeli üzerine kuran okul, müzik eğitiminin yanı sıra, entelektüel ve kendi düşüncelerini ifade edebilen bireyler yetiştirmeyi hedefliyor. Bu nedenler ile akademik kadrosunu uluslararası çok önemli üniversitelerde çalışan kişilerden oluşturmuş. 

Ayrıca, öğrencilerine sağladığı cömert imkanlar Barenboim Said Akademie okulunu çok özel kılıyor.

Bu nedenler ile şu an Barenboim Said Akademie’nin bir parçası olmaktan çok büyük mutluluk duyuyorum.

Bu zamana değin beraber çalıştığınız keman öğretmenlerinizden size verilen ve hiç unutamadığınız öğütler var mı? 

Tabii ki var olmaz mı? 

-Kendine inan ve sabırlı ol!

-Birileri yapıyorsa eğer sen de yapabilirsin!

-Konsere çıktığında beynin soğuk, kalbin ise sıcacık olsun!

-Her sabah kuşlar gibi uyan ve düşünmeden uçmaya başla. Yani keman çalışmaya başla… İlk aklıma gelen bunlar…

V. Gülden Turalı Ulusal Keman Yarışması’nda birincilik ödülü, 55. Kocıan Uluslararası Keman Yarışması’nda (Çek Cumhuriyeti) ikincilik ödülü ve Belçika’da yapılan Uluslararası 7. Bravo Keman Yarışması’nda üçüncülük ödülü aldınız. Bu yarışmalardaki ödüller size sonraki süreçte nasıl katkı sağladı? 

Bu soruyu iki aşamada yanıtlamak isterim. Yarışmalara hazırlanma süreci ve sonrasındaki kazanımlarım olarak.

Her yarışma öncesi hazırlık aşaması çok yoğun ve disiplinli bir çalışma temposu gerektiriyor. Öyle ki; son 2-3 haftada adeta kampa girmek gerekiyor. Bu süreçte uyku düzenimize ve beslenmemize dahi çok dikkat ediyoruz. Bu çalışmalar şüphesiz, kemancılık seviyemizin kısa sürede ve daha hızlı gelişimine  katkı sağlıyor..

Yarışma sonrasında elde ettiğim kazanımlara gelince. Dereceye girdiğim için solist olarak konser hakkı kazandım. Ayrıca ilerleyen günlerde keman çalışmalarım için motivasyon sağladı.

Birçok orkestra ile solist olarak konserler verdiniz. Sahnede hiç unutamadığınız bir deneyiminizi merak ediyorum. 

Başkent Oda Orkestrası ile Paganini La Campanella eserini solist olarak seslendirirken bir anım var. Henüz 13 yaşında çocuk solist olarak sahneye çıkmıştım. Eserde kemanın ve orkestranın sustuğu, sadece üçgen zilin çalacağı bir yer vardır. Orada orkestra üyesi üçgen zili çalmayı unutunca, ben kemanımdan sol el psikatosu ile zil sesi çıkartarak müziği tamamlamıştım. Bu konser, hafızam da unutamayacağım bir heyecan ve anı olarak kaldı.

Peki, hiç unutamadığınız bir konser salonunu sorsam? Özellikle de akustiği, mimarisi ve belki de izleyici profiliyle “keşke bir kez daha bu konser salonuna gelebilseydim” dedirten bir salonu merak ediyorum. 

Londra’da öğrenci iken çaldığım, St Martin in the Field kilisesive  Royal College konser salonu akustiği, mimarisi ve izleyici profiliyle bu güne kadar beni en çok etkileyen salonlar idi.

Keman diğer birçok enstrümana göre taşınması nispeten daha kolay bir enstrüman. Peki şu ana kadar kemanınızı en “sıradışı” çaldığınız yer neresi oldu?

Konser öncesi lavabolarda, parmak egzersizi yapmak zorunda kaldığım zamanlar çok oldu. Bir de Klasik Keyifler tarafından Kapadokya’da düzenlenen bir mağarada konser vermiştim. Oldukça sıra dışı bir sahne ve atmosferdi.

Kemanın sesini neye benzetirsiniz? 

Kemandan çıkan sesi, soprano ses rengine benzetiyorum.

İngiltere’deki keman eğitimini diğer ülkelerden farklı kılan özellikler neler? 

Keman eğitimi için ülkeden çok hangi hoca ile çalıştığınızın önemli olduğunu söyleyebilirim.. Ülkemiz ile İngiltere’de eğitim aldığım The Purcell School’da genel olarak eğitimde farklılıklar gözlemledim. Orada genel Kültür derslerine daha az zaman ayrılırken, Müzik ve Sanat derslerine daha çok zaman ayrılıyordu. Örneğin; fotoğrafçılık, resim gibi derslerde atölyelerde uygulamalı çalışmalarımız oluyordu. Bu çalışmalar için oldukça uzun zaman ayırıyorduk. Ayrıca, Öğrencilerin motivasyonunu artırmak için okul içinde sıkça yapılan küçük yarışma, konser, etkinlikler ve özel gün kutlamaları yapılıyordu.

Eğitiminiz boyunca nasıl kurumsal desteklerden yararlandınız? 

Eğitim hayatımdaki tek finansal desteğim ailem oldu. Ben eğitimci bir ailenin çocuğuyum. Aslında ailem üst düzey bir gelire sahip değil. Fakat benim eğitimim onların yaşamının her zaman merkezinde yer aldı. O neden ile Londra’da eğitimime devam etmem konusunda çok çaba sarf ettiler. Gerek İngiltere’den gerek ise ülkemizden burs arayışları oldu. Daha önce de belirttiğim gibi malesef bu arayışlar olumsuz sonuçlandı.

Keman sanatçılığı alanında şu anda oldukça güzel bir isim yapma yolunda ilerliyorsunuz. Peki sizce başarınızın sırrı ne? 

Hakkımdaki pozitif düşünceniz için öncelikle çok teşekkür ederim.

 Yeteneğe elbette inanıyorum. Yeteneğimi çalışma ile desteklemem gerektiğinin bilincindeyim. O nedenle de düzenli olarak keman çalışıyorum. Kısaca başarının sırrı, çok çalışmak diye özetleyebilirim.

Kendinize dair çok fazla hayaliniz olduğuna eminim. Peki kısa vadede en yakın hedefleriniz nelerdir kariyerinize dair? 

Hepimiz bir yıldır dünyayı saran Covid-19 nedeni ile pandemi sürecini yaşıyoruz. Sizin de bildiğiniz üzere; tüm sanatçılar seyirci ile buluşma noktasında bu koşullardan çok etkilendiler. 

Şu an en yakın hedefim konserler vermek. Canlı performans sergilemeyi, sahneyi ve seyircileri çok özledim.

Çalışkanlık mı yetenek mi daha önemli sizce bir enstrümanda mükemmeliyete varmada? 

Bu sorunuz bana Geoff Colvın’in “Yetenek Dediğin Nedir Ki? “ kitabını hatırlattı.. Bu kitap ta Mozart’tan – Tiger Woods’a kendi alanında başarılı kişiler anlatılmış ve dünya çapında mükemmelliğe ulaşabilmek için; büyük çabaların, büyük başarılar ile eş değer olduğunun altı çizilmişti.  Kitaptaki düşüncelere ben de katılıyorum. Bir enstrümanda mükemmeliyete varabilmek için, kendinize meydan okumanız, sınırlarınızı zorlamanız ve çok çalışmanız gerektiğine inanıyorum.

Sizin izinizden gelmek isteyen çocuk kemancılara nasıl tavsiyeleriniz olur? 

Öncelikle Klasik müziğe hevesli olmaları halinde keman çalışmaya başlamalılar. Bol bol klasik müzik dinlemelerini, büyük kemancıların konserlerine gitmelerini ve onların yaşamları hakkında kitaplar okumalarını tavsiye edebilirim.

Tabi ki, alanında çok yeterli ve onlar için iyi bir hocanın rehberliğinde enstrüman çalışılırlar ise kısa sürede başarıya ulaşabilirler. 

Son olarak, kemanınız sizin hayatınızda nasıl bir yere sahip? Bir diğer ifadeyle, keman sanatçısı olmasaydınız, hayatınızda neler değişirdi sizce? 

Keman en yakın arkadaşım. Hayatımda en çok zaman geçirdiğim bir dost gibi.. Konuşmak dışında insanlar ile bağ kurmamı sağlayan en güçlü iletişim aracım..

Keman sanatçısı olmasaydım eğer ressam olmak isterdim. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s