Başarılı çocuk piyanist Dora Berru Güzel: “Piyano beni başka bir dünyanın yapbozuna götüren kapı”

12 yaşındaki Dora Berru Güzel, soyadı gibi piyanosuna güzellik katan bir çocuk müzisyen. Makine mühendisi bir anne ve beden eğitimi öğretmeni bir babanın tek çocuğu olarak geldiği dünyada ailesinde profesyonel anlamda müziğe yönelen tek kişi olan Dora Berru, önümüzdeki sene lise eğitimi ve müzik kariyerine Almanya’da devam edecek. Öyle ki, “Dünya bir ülke olsaydı, piyanonun başkenti kesinlikle Almanya olurdu” diyor.

Resimle tanışması ise, küçük yaşlarda annesinin mühendislik ve mimari projelerini okuyarak ve bu projelere bakarak üç boyutlu resimler çizmesiyle başlamış. Bu analitik becerisi annesinin gözünden kaçmayınca, henüz altı yaşında piyano derslerine başlamış. Sekiz yaşına geldiğinde ise piyanodaki 3 Ses, 4 Ses nota duyabilme yeteneği öğretmeni tarafından keşfedilmiş. Ardından Uludağ Ünivertesi Devlet Konservatuvarı tarafından açılan Yetenek Sınavı’nı kazanmasıyla birlikte Dora Berru, bu alanda yetkinleşme sürecini başlatmış.

Devlet Konservatuarı’nda eğitim gördüğü dönemde, Piyano Ana Sanat Dalı Başkanlığı’nca düzenlenen 2 solo konser ve Bursa’da bulunan Şahinkaya Hexagon Özel Eğitim Kurumu konser salonunda 500 öğrenci önünde solo konser etkinliğinde sahneye çıkan bu üstün yetenekli müzisyenimiz, üç sene önce ise Rus ekolünden gelen piyano öğretmeni Elena Çekiç ile tanışınca müzik kariyeri yepyeni bir yön almış.

2019 yılında ise Bursa Valiliği, İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından ‘’Göç ve Uluslararası Koruma Kanunlarında Kamu Farkındalığının Arttırılması’’ Projesi kapsamında düzenlenen etkinliğe katılmış ve 750 kişinin dinlediği solo performans sergilemiş; bir sonraki sene ise Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Elena Çekiç Müzik Akademi işbirliği ile organize edilen, 8 ülke – 28 şehirden 286 piyanistin katılmış dolduğu ‘’Uluslararası Piyanonun Yıldızları Piyano Festivaline’’ katılmış. Bu festival ise Dora Berru’da bir dönüm noktası olmuş ve devlet sanatçımız-piyanist Gülsin Onay ve piyanist-yazar Gülfam Göknar ile tanışma fırsatı edinmiş; Tamara Poddubnaya ve Gülsin Onay’dan ustalık sınıfı eğitimi almış. Festivalin kapanış gala konserinde ise Tamara Poddubnaya, Gülsin Onay, Elena Çekiç’in 3 el Resitali öncesi ‘’İlhan Baran, Söyleşi Eseri’’ performansı ile aynı sahneyi paylaşmış olması onun rüyalarını süsleyen bir başarısı olmuş.

Piyano öğretmeni Elena Çekiç, onun müzikal hayatındaki en büyük şanslardan biri. “Kendisi, hayal gücümü piyanoya yansıtmam için el uzattı. Piyanoyu bir obje gibi değil, duygulara açılan bir kapı olduğunu öğretti. Bir nota ile hüznü yansıtabileceğiniz gibi, aynı nota ile sevinci de yansıtabiliyorsunuz. Tuşlar üzerinde dans edilebileceğini, şarkı söylenebileceğini de öğrendim” diye tanıtıyor kendisine olan hayranlığını. Peki sahnede hiç heyecan yaşamıyor mu Dora Berru? “Tabii ki de heyecan yaşadım. Çünkü onca insanın gözü önünde çalmak insanı ister istemez heyecanlandırıyor. Bu heyecanda, derin bir nefes alarak gözlerimi kapatıyorum ve boş bir salonda notaları takip ederek ayrı bir dünyaya açılıyorum” diye ifade ediyor bu heyecan yönetim sürecini.

Sergey Rachmaninoff ve Ahmet Adnan Saygun eserlerine piyanosunda yeni bir soluk veren Dora Berru, Gülsin Onay’a büyük bir hayranlık besleyen müzisyen çocuklardan biri. Hayali ise, tüm Türkiye’de nota bilmeyen, piyano ile tanışmayan çocuk kalmaması… “Gülsin Onay gibi çocuklara piyanoyu sevdirerek, ülkesinde birçok yeteneği keşfetmeyi ve böylece uluslararası arenada ülkemin tanıtımını yapmayı hedefliyorum. Artık blok flütten piyanoya geçme zamanı geldi” diyor tüm kararlılığıyla.

2020 senesi Dora Berru için çok büyük sürprizler ve başarılarla gelmiş. Bu sene Tenerife/İspanya’daki “Stars at Tenerife” Uluslararası Müzik Festivali organizasyon komitesi tarafından online olarak düzenlenen yarışmada 3.lük ödülüne layık görülmüş ve uluslararası arenadaki ilk yarışmasından ödül ile dönmüş. Aynı sene yine online olarak düzenlenen, Uluslararası ‘’Evde Sanat Var’’ Piyano yarışmasına katılan Dora Berru, Gülsin Onay’ın da aralarında bulunduğu yarışmada Jüri Özel Ödülü’ne layık görülmüş, Manavgat/Antalya merkezli olarak online tertip edilen ‘’Mayder International Piano Festival’’inden 12-14 yaş kategorisinde 2.lik ödülü almış. Bir sonraki sene ise İsrail’de düzenlenen Yedinci Children’s Art-Festival “Kaleidoscope” Uluslararası Festivali’ne katılarak,  kendi yaş grubu ve branşında 1.lik ödülü dahil olmak üzere toplamda 3 ödül almış.

Piyano senin için ne anlam ifade ediyor diye sorduğumda ise gözleri pırıl pırıl oluyor Dora Berru’nun: “Piyano çalarken başka bir dünyanın kapısı aralanıyor ve bu dünyayı kendim çiziyorum. Her bir eserde her bir duygu da ayrı renkler ve fırçalar kullanıyorum. Piyano benim için, beni başka bir dünyanın yapbozuna götüren kapıdır”.

Kendisini tanımalısınız. Birçoğumuza yepyeni ufuklar açacak kadar derinlikli, müthiş bir piyanist kızın yıldızı yükseliyor:

Ailede profesyonel anlamda müziğe yönelen ve yeteneği olan ilk kişisin. Bu hem büyük bir macera, hem de bir sorumluluk. Peki, müzik tutkun nasıl başladı, nasıl devam etti? Çocukluğunun ilk dönemlerine geri dönerek bize biraz anlatır mısın? 

Öncelikle çocukluğumu hatırladığım ilk günlerimden bu yana ailem, üzerimde baskı yaratacak bir sorumluluk hiçbir zaman yüklemedi. Fakat yapım gereği her zaman disiplinli ve kurallara uyan bir çocuk olmak benim doğamda vardı. Annem bir Mühendis ve genelde projelerini eve de taşıyor. 3-4 yaşlarındayken o projeleri yere yayıp açıyor ve hayallere dalıyordum. Odalarda gezinip, bazen çatıya çıkıyor, bazen de banyoda saklanıyordum. Bazen de kalorifer dairesine inip annemin beni bulmasını bekliyordum. Bir gün 5. katta neden asansör olmadığını sorunca, annem o an projeleri okuduğumu fark etti. O günden sonra oyunlarımız projeler üzerinden devam etti. Hangisi temiz su hattı, yerden ısıtma hangi odalarda var… Analitik yeteneğimi fark eden annem, temelde farklı yeteneklerimin olabileceği düşüncesiyle 6 yaşındayken beni özel bir müzik eğitim kurumuna götürdü. Burada piyano öğretmenim Gülden BALTACI ile tanıştım. Piyano ile tanıştığım ilk günü hayatım boyunca unutmayacağım. O günden sonra piyano hayatımın ayrılmaz bir parçası oldu. İki yıl bu kurumda piyano eğitimi almaya devam ettim. Öğretmenim, piyanodaki 3 Ses, 4 Ses nota duyabilme yeteneğimi keşfetmiş ve ailemle görüşerek, 8 yaşında Uludağ Üniv. Devlet Konservatuvarı tarafından açılan Yetenek Sınavına katılmamı sağladı. Yetenek sınavını kazanarak, Piyano Ana Sanat Dalında, Ana Sanat Dalı Başkanının seçtiği tek öğrenci olarak yarı zamanlı olarak eğitim aldım. 2018 yılında, Elena Çekiç hocam ile tanıştım. Piyano ve müzik kariyerimdeki hedeflerim tamamen değişti ve yenilendi. Elena Çekiç benim ufkumu açtı. Rus ekolünden gelen Hocam, piyanodaki disiplini bana aşılayarak, sihirli dokunuşları ile müzik kariyerimde, mihenk taşı olmuştur.

Lise eğitimine Almanya’da devam etme kararını nasıl oluşturdun? 

Bana göre “Dünya bir ülke olsaydı, piyanonun başkenti kesinlikle Almanya olurdu”. Bu nedenle piyano eğitimime Almanya’da devam etmeyi çok istiyorum.

Yeteneklerin sadece piyano ile de sınırlı değil. Mühendis bir annenin projelerini okuyup bunları temel alarak 3 boyutlu resimler çizmişsin. Bu ilgin halen devam ediyor mu? Şu anda piyano ile aralarında nasıl bir öncelik değişimi oluyor? 

Resim tutkum hiçbir zaman değişmedi. Benim için piyano ile aralarında ortak bir nokta var.  Resimde kağıda, piyanoda ise notalara duygularını yansıtıyorsun.

Çok fazla solo konserde sahneye çıktın. En başlarda heyecan yaşadın mı? Bu heyecanını nasıl yönettin? 

Henüz 12 yaşındayım ve bu yaşımda bu kadar sahne performansı tecrübe kazanmam için son derece önemli. Tabii ki de heyecan yaşadım. Çünkü onca insanın gözü önünde çalmak insanı ister istemez heyecanlandırıyor. Bu heyecanda, derin bir nefes alarak gözlerimi kapatıyorum ve boş bir salonda notaları takip ederek ayrı bir dünyaya açılıyorum.

Elena Çekiç sana piyano eğitiminde neler kazandırdı? Onun sana katkılarını nasıl tanımlarsın?

Elena Hocam, hayal gücümü piyanoya yansıtmam için el uzattı. Piyanoyu bir obje gibi değil, duygulara açılan bir kapı olduğunu öğretti. Bir nota ile hüznü yansıtabileceğiniz gibi, aynı nota ile sevinci de yansıtabiliyorsunuz. Tuşlar üzerinde dans edilebileceğini, şarkı söylenebileceğini de öğrendim.

Çok fazla ödülün var, neredeyse katıldığın tüm yarışmalardan en yüksek derecelerle dönmüşsün. Katıldığın etkinlikler, yarışmalar ve kazandığın ödüllerden kısaca söz eder misin? 

Devlet Konservatuarında eğitim gördüğüm dönemde, Piyano Ana Sanat Dalı Başkanlığınca düzenlenen 2 solo konser ve Bursa’da bulunan Şahinkaya Hexagon Özel Eğitim Kurumu konser salonunda 500 öğrenci önünde solo konser etkinliğinde sahneye çıktım.

Elena Hocam ile, 2018’de Bursa Atatürk Merinos Kültür Merkezinde, Dünya Müzik Derneği tarafından düzenlenen 9. Ulusal Piyano Günleri etkinliğine katıldım ve solo performans sergiledim. 2019’da İstanbul Pera Güzel Sanatlar Lisesi tarafından organize edilen 14. Pera Piyano Festivaline katıldım. 2019’da T.C. Bursa Valiliği, İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından ‘’Göç ve Uluslararası Koruma Kanunlarında Kamu Farkındalığının Arttırılması’’ Projesi kapsamında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen etkinliğe katıldım ve 750 kişinin dinlediği, solo performans sergiledim. 2020’de Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Elena Çekiç Müzik Akademi işbirliği ile organize edilen, 8 ülke – 28 şehirden 286 piyanistin katılmış dolduğu ‘’Uluslararası Piyanonun Yıldızları Piyano Festivaline’’ katıldım. 

Bu festival benim için çok önemliydi. Çünkü festivalde Devlet Sanatçımız, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Solisti Gülsin ONAY,  New York/Long Island Müzik Konservatuarı’nda (Albertson NY, ABD)  Piyano Bölümü Başkanı Tamara PODDUBNAYA, Kraliyet Müzik Akademisi sahibi ve çeşitli uluslararası müzik organizasyonların daimi jüri üyesi Natalia KAZIMIROVSKAIA, Djansug Kakhidze Tiflis Müzik ve Kültür Merkezi solisti Gürcistan’daki Avrupa Piyano Öğretmenleri Birliği’nin (EPTA-Gürcistan) başkan yardımcısı ve Piyano Sanatçısı Valerian Shiukashvili ve Piyanist Yazar Gülfam GÖKNAR İle 5 gün boyunca birebir tanışma ve sohbet etme imkânı buldum.

Ayrıca bu festival sonrasında Tamara PODDUBNAYA ve Natalia KAZIMIROVSKAIA tarafından referans gösterilerek, 2020 yılında Varna/Bulgaristan ve Tenerife/İspanya’da düzenlenecek olan uluslararası piyano yarışmalarına davet aldım. Böylece etkinlik olarak sergilediğim performanslarımı, 2020 yılından itibaren yarışmalarda da sergilemeye başlamış oldum.

2020’de dünya pandemi ile tanışmış ve yaşamın her alanında olduğu gibi müziği de maalesef etkisi altına almıştır. Birçok etkinlik, yarışma ve festivalimiz iptal edilmiştir. Ama müziğin sihri ve büyüsü insanlığa ümit olmuş ve online yaşamda da her zaman olduğu gibi müzik ve sanatçılar yerini almış oldu. 2020’de Bulgaristan’daki piyano yarışması iptal edilmiş olsa da İspanya’daki “Stars at Tenerife” Uluslararası Müzik Festivali organizasyon komitesi tarafından online olarak düzenlenme kararı alınmış ve ben de katıldığım bu yarışmada 3.lük ödülü alarak uluslararası arenadaki ilk ödülümü de kazanmış oldum. 

2020’de Yine Pandemi sürecinde online olarak düzenlenen, Uluslararası ‘’Evde Sanat Var’’ Piyano yarışmasına katılarak, Gülsin ONAY Hocamın da aralarında bulunduğu bu yarışmada Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldüm.

2020’de Antalya’da online tertip edilen ‘’Mayder International Piano Festival’’inden 12-14 yaş kategorisinde 2.lik ödülü aldım.

2020’de tarihte ilk defa, Devlet Sanatçımız Gülsin ONAY tarafından 2011 yılında ilan edilen ve dünyaca kutlanan ‘’6 Aralık Dünya Piyanistler Günü’’ programına, Sn. Gülsin ONAY Hocam tarafından davet alarak onurlandırıldım. Gün boyu online yayınlanan ve milyonlarca kişinin izlediği organizasyonda R. Schumann, Fantasy Dance Op.124 No.5 eserini sergiledim. Buradan sizin aracılığınız ile, Sayın Gülsin ONAY Hocama bana sağlamış olduğu bu fırsat için bir kez daha sonsuz saygılarımı iletmek isterim.

2021’de son olarak İsrail’de düzenlenen Uluslararası Festivale katıldım. Buradan 1.lik ödülü dahil olmak üzere toplamda 3 ödül alarak, ülkemizi en iyi şekilde temsil etmenin gurur ve onurunu yaşadım.

Peki katıldığın ustalık sınıfları sana neler kattı? Orada yaşıtlarınla müzik konusunda nasıl görüş alışverişleri yaptınız? 

Bursa Büyük Şehir Belediyesi Uluslarası Piyanonun Yıldızları Festivalinde; Tamara PODDUBNAYA ve Gülsin ONAY’dan Master Class eğitimi aldım. Festival boyunca Piyanist ve Yazar Gülfam GÖKNAR Hanımefendi ile sohbet etme imkânı buldum. Kendisinden piyano ve sahne ile ilgili küçük dokunuşlar ile hayat kurtaran tüyolar aldım. Ustalık Sınıflarının, teknik ve duygu yansıtma konularında tecrübe kazanmak için son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Bu tür etkinliklerde farklı coğrafyalardan gelen diğer piyanist arkadaşlarım ile hem müzik alanında hem sosyal anlamda tanışma ve sohbet etme imkanı buluyoruz. Sonrasında da sosyal medyada birbirimizi yakından takip ederek, iletişimimiz devam ediyor. 

Pandemi dönemini müzik, piyano ve resim açısından nasıl geçirdin? Piyano sana bu dönemde nasıl bir “sığınak” oldu? Piyano çalarken pandeminin tüm zorluklarını unutuyor musun?

Bir şey itiraf etmeliyim. Pandemi benim için fırsat oldu. Çünkü okul eğitimimden dolayı, piyano ders saatlerim geç saatlere kalabiliyor bazen de çok sıkışabiliyordu. Şuanda okul derslerim online olduğu için, piyano ders saatlerimi istediğim kadar uzatabiliyorum.

Kendini müzikle mi resimle mi daha iyi ifade ediyorsun, yoksa bu da ruh haline göre değişiyor mu? 

Aslında ikisinin de ayrı yeri var benim için. Güzel Sanatlar ‘’Müzik ve Resim’’ yaşamımda hep var olmuştur ve günlük yaşamımın büyük bir bölümünü özellikle müzik ve kendi tasarımlarım olan çizimler ile geçirmekteyim.

Piyano çalışma konusunda günlük disiplinin nasıl? 

Şu an Elena Hocamdan aldığım özel dersler ile piyanoya yoğun, disiplinli ve aralıksız günde minimum 4 saat çalışmaya devam ediyorum. 

Öğretmenin Elena Çekiç’le birlikte Gülsin Onay’a da çok büyük bir hayranlık beslediğini biliyorum. Gülsin Onay ismi senin için neler ifade ediyor? 

Her şeyden önce Gülsin ONAY ismi piyanist kimliğinin ötesinde, benim için Güçlü Türk Kadınının temsilidir. Bursa’da düzenlenen festivalde, kendisi ile beş gün dolu dolu zaman geçirme fırsatım hatta şansım oldu. Bu sürede ona bir kez daha hayran oldum. Onun festivale katılan her bir çocuk ile yakından ilgilenmesi, onlarla piyano ve müzik sohbetleri yapması olağan üstüydü. Hatta festivalin gerçekleştiği Tayyare Kültür Merkezi’nin dışında, piyanoya yabancı insanların bile Gülsin Onay’ı ilgili ile izlemesi ve notalarıyla salona çekmesi hayranlık uyandırıcıydı. 

Piyanonla bir sosyal sorumluluk projene katılmanı istesem nasıl bir proje üretirdin bana?  

Davet edildiğim her sosyal sorumluluk projesine, piyanom ile seve seve katılır ve projenin içeriğine yönelik uygun eseri seçer ve çalarım. 

Türkiye’de nota bilmeyen, piyano ile tanışmayan çocuk kalmamasını istiyorsun. Bu güzel duygularını ve dileklerini açıklar mısın bize biraz daha? Bu hedefin doğrultusunda ileride neler yapmak isterdin? 

Gülsin Onay gibi çocuklara piyanoyu sevdirerek, ülkemde birçok yeteneği keşfetmek ve böylece Uluslararası düzeyde ülkemin tanıtımını yapmayı hedefliyorum.Tüm Türkiye’de nota bilmeyen, piyano ile tanışmayan çocuk kalmamasını istiyorum. Artık blok flütten piyanoya geçme zamanı geldi.

İleride muhtemelen bu yolda ilerlersen çok saygın bir kadın piyanist olacaksın. Peki, tüm samimiyetinle senin kendine dair ileride en büyük hayalin ne? 

Hedefim ve en büyük hayalim, bir Kadın Türk piyanist olarak dünyanın dinlediği besteler üretmektir… 

Çok güzel bir hedef, tebrik ederim. Hayatında piyano olmasa yerine ne koyardın peki? 

Piyanonun hayatımda olmamasını düşünemiyorum. Ama piyano ile birlikte hayatımda bilim her zaman olacaktır. 

En sevdiğin besteciler ve piyanistler kimler? Ve neden? 

En sevdiğim besteciler Sergey Rachmaninoff ve Ahmet Adnan Saygun’dur. Bu besteciler eserlerinde yoğun duygular barındırıyor, coşkuyu da, sevinci de, hüznü de en uç noktalarda yansıttığını söyleyebilirim.

Son olarak; piyano senin için ne anlam ifade ediyor? 

Piyano çalarken başka bir dünyanın kapısı aralanıyor ve bu dünyayı kendim çiziyorum. Her bir eserde her bir duygu da ayrı renkler ve fırçalar kullanıyorum. Piyano benim için, beni başka bir dünyanın yapbozuna götüren kapıdır… 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s