Genç arpist Ceren Mercan Çakı: “Arp bir orkestranın meleği gibidir”

Müzik serüvenine piyano dersleriyle başlayan, ardından Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda o andan itibaren kendi ifadesiyle “orkestranın meleği” arp çalmaya yönelen genç arpist Ceren Mercan Çakı, alanında en değerli sanatçıların öğrencisi olup ustalık sınıflarında yetiştikten sonra 2015-2017 yılları arasında Eskişehir Tepebaşı Belediyesi’nin Eli Elin Sesi Var adlı çocuk orkestrasında trompet, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Gençlik Orkestrası, Anadolu Senfoni Orkestrası, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuarı Gençlik Orkestrası’nda arp çaldı. Hatta trompet çaldığı İki Elin Sesi Var orkestrası ile Belçika’nın Neerpelt şehrindeki EMJ Avrupa Müzik Festivali’nde Avrupa üçüncüsü oldu.

2017 yılında kapısından girdiği Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İstanbul Devlet Konservatuarı’nda İpek Mine Sonakın’ın arp sınıfına giren Çakı, Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası ve daha nice orkestrada yer aldı. 2020 yılında Estonya / Tallinn’de düzenlenen Music & Stars Awards yarışmasında kendi kategorisinde üçüncü olan genç arpist, ayrıca İtalya’da düzenlenen 10. Uluslararası Genç Müzisyenler Yarışması – Citta di Massa’da kendi kategorisinde ikincilik ödülü aldı. Halen konservatuarda arp eğitimini sürdüren Ceren Mercan Çakı’ya göre arpin iki yönü var: biri yumuşak, naif, kibar; diğeri yırtıcı, görkemli, heybetli.

Arp sesini şelaleden akan suyun sesine benzeten, “Vivaldi keşke solo arp için besteler yapmış olsaydı” diye hafif sitemde bulunan Çakı, bir yandan da trompet çalıyor. “Arp ruhumu doyuran, rahatlatan, kendimi bulduğum enstrüman iken trompet görkemli, sesi gür ve doyurucu bir enstrüman” diye kıyaslıyor kendisi için çok özel bir yeri olan bu iki enstrümanı.

Rivayete göre, arpistler alt ve üst beden koordinasyonu ve motor becerilerini sürekli güncel tuttukları için daha uzun ömürlü olurlarmış. Ceren Mercan Çakı da aynı şekilde düşünüyor. “Beynimizi ve fiziksel olarak el ve ayaklarımızı sürekli bir arada kullandığımız için çok daha uzun süre etkin kalıyoruz” diyen bu genç arpistimizin geçmişini, bugününü ve gelecek hayallerini dinlemeye hazır mısınız?

Fotoğraf: Volkan Kovancısoy 

Çocukluğunuzdan günümüze dek hızlı bir yolculuk yaparsak, müzik yolculuğunuz nasıl başladı, nasıl devam ediyor?

7 yaşımda değerli piyanist Özge Güncan ile piyano dersleri alarak başladım. Kendisinin yönlendirmesi ile 2013 yılında Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nın yetenek sınavlarına girdim ve Çağatay Akyolun Arp sınıfına seçildim. Bu sürede konserler verdim. 2017 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuarı’nın sınavına girerek İpek Mine Sonakının Arp sınıfına kabul edildim. Bu yıllarda da konserlerime, ustalık sınıflarına ve yarışmalara katılarak devam ettim. Şu an Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarın’da Ferda Vural ile çalışmalarıma devam ediyorum.

İnsanlık tarihinin en eski çalgılarından biri… “En heybetli telli” olarak biliniyor arp. Peki, sekiz yıldır bu enstrümanla süregiden dostluğunuz ışığında siz arpı nasıl tanımlardınız?
Arp heybetli bir çalgıdır. 8 senelik bu sürede benim için arpın iki tarafı vardır. Bir tarafı yumuşak, naif ve kibardır. Bir diğer tarafı ise yırtıcı, görkemli ve heybetlidir. Arpın gizemli kısımları her zaman beni içine çekmiştir.

Kimisi su sesine benzetir. Arpın sesini doğada en çok hangi sese benzetirsiniz?
Arp sesi şelaleden akan suyun sesine çok benzer. Arpı çaldığım zaman yağışlı bir günde yere düşen su taneciklerinin sesine benzetirim.

Çok değerli orkestralarda arp çaldınız. Onlardan da biraz söz eder misiniz?
Çaldığım orkestralardan bahsetmem gerekirse, Anadolu Senfoni orkestrası, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi senfoni orkestrası, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuarı Gençlik Orkestrası, Anadolu Üniversitesi Gençlik Orkestrası hepsi çok değerli ve özel orkestralar. Türkiyedeki sanatçı ve sanatçı olmak için yetişen öğrenciler için deneyim ve öğrenim açısından çok önemliler. Müzikal anlamda gelişmişorkestralardır.

Bir yandan da trompet çalıyorsunuz. Hangi enstrüman, hangi durumlarda sizin için daha ağır basıyor?
Trompet görkemli bir enstrümandır, sesi her zaman gür ve doyurucudur. Arp daha yumuşak, yeri geldiği zaman inatçı olabilen bir enstrümandır. Trompetin benim için her zaman özel bir yeri vardır ama Arp her zaman ruhumu doyuran, rahatlatan ve kendimi bulduğum enstrüman oluyor.

İlham aldığınız, çok beğendiğiniz arp sanatçıları kimler?
Fransız-Amerikalı Arpçı ve besteci Marcel Grandjany’i her zaman çok beğenir ve ilham alırım. Arpa yazdığı ve aranje ettiği eserler zekice yazılmıştır. Müzikal ve teknik açıdan çok önemli eserler bırakmıştır.

Arp bir orkestrada nasıl bir yer doldurur?
Arp bir orkestranın meleği gibidir. Orkestranın içinde sesi hafif kalsa da eserin armonilerini besleyen bir enstrümandır.

Sizce arp için yazılmış en güzel eser sizce hangisi?
Marcel Grandjany Rhapsodie eserini çok beğeniyorum ve çalmaktan çok keyif alıyorum

Uluslararası yarışmalarda arpın taşınması zor oluyor mu? Tellerin korunması için nasıl önlemler alıyorsunuz?

Arpı taşımak veya taşıtmak çalgının en stresli kısımlarından biridir. Genellikle konser, yarışma gibi durumlarda Arp için taşıyıcı araç ve kişi bulunur. Taşınırken korumak için koruma kılıfı vardır. Tabi mekan içinden bir yere taşındığı zaman el arabasına benzer taşımak için kullanılan araçla kendimizde taşıyabiliyoruz.

Avrupa’daki arp sanatçılarıyla zaman zaman bir araya gelir misiniz? Birbirinizle müzikal anlamda nasıl etkileşimleriniz olur?
Sosyal medya platformlarından, gittiğimiz ustalık sınıflarında ve konserlerde sıklıkla olmasa da zaman zaman bir araya gelme fırsatı yakalıyoruz. Birbirimizle müzikal, teknik ve eser bilgisi alış verişi yaptığımız için çok faydalı oluyor.

Keşke solo arp için beste yapsa dediğiniz bir kompozitör var mı?
Bu benim için bir kişiden ibaret değildir. Keşke günümüzdeki besteciler Arp için çok daha sık eser yazma imkanı olsa. Ama isim vermem gerekirse Vivaldi olmasını isterdim.

Çocuklarda bu enstrümana başlama yaşı yaklaşık kaç? Sizi örnek alacak çocuk müzisyenlere bu enstrümanda yetkinleşmeleri için neler önerirdiniz?
Çocuklarda en ideal yaş 6 yaştır. Tabi ki müzikte ne kadar erken başlanılırsa avantajdır. Başlamak için sık bir biçimde klasik müzik dinlemenin ve müzikte hangi alanda ilerleyeceklerse çok sıkmadan eğlenceli bir halde eğitilmelerini öneririm.

Şu ana kadar arp çaldığınız en büyüleyici mekan / konser salonu hangisi oldu?
Şu ana kadar çok büyülendiğim bir konser salonunda çalma fırsatım olmadı. Çaldıklarım arasında hoşuma giden Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Parkı Opera binasıdır.

Arpinizden bu zamana kadar en uzun süre ne kadar ayrı kaldınız ve bu dönemde neler hissettiniz? Arpımdan bu zamana kadar 1,5 ay ayrı kaldım ve bu zaman diliminde boşlukta ve yalnız hissettim.

Katıldığınız yarışmalardan ve ödüllerden kısaca söz edebilir misiniz?
2020 yılında Estonya Tallin’de online düzenlenen Music&Stars Awards yarışmasında kendi kategorimde 1. Lik ödülü verilmeksizin 3. Oldum. 2021 yılında İtalya’da düzenlenen 10th International Competition For Young Musicians “Citta Di Massa” Online Edition da kendi kategorimde 2. oldum.

Fotoğraf: Volkan Kovancısoy 

Müzik tarihinde yaşamayı çok istediğiniz dönem hangisi ve neden?
Barok Dönemde yaşamak çok isterdim. Mimari ve müzikal anlamda çok görkemli bir dönemdir.

Hangi ustalık sınıflarına katıldınız?
2013 yılında Sussan Mcdonald, 2017 yılında Merve Kocabeyler, 2016 yılında Güneş Hızlılar, 2018 yılında Gabriella Dall’Olio ve Çağatay Akyolun Ustalık sınıflarına katıldım.

Arp sanatçılığı konusunda hedeflerinizin yüzde kaçını gerçekleştirdiniz? Bu alanda idealiniz nedir? Daha hangi aşamaları geçmek istiyorsunuz?
Hedeflerimin çoğunu olmasa da, birkaçını gerçekleştirdim. Her zaman hedeflerim çok daha yükseklerde. Bu alanda sahneye çıkmak kaliteli konserler vermek her zaman ideallerimden birisidir. Ama akademik olarak daha donanımlı olmak en büyük hedeflerimden biridir.

Türkiye’de arpin yeterince bilindiğini düşünüyor musunuz? Tanıtımı için neler yapılmalı?
Arp Türkiye’de çok tanınan, bilinen bir enstrüman değildir. Günümüzde sosyal medya herkesin erişebildiği alanlardan biri olmaya başladı. Konserlerimizi veya enstrüman hakkında paylaşımlar yapılırsa ki şu an Covid-19 salgını nedeniyle çoğu Arpist, müzisyen, sanatçı sosyal medya platformlarında etkin bir şekilde mesleki açıdan paylaşımlar yapmaktadır. Eğer bu devam ederse bilineceğini ve tanınacağını düşünüyorum.

Arpistler, alt ve üst beden koordinasyonu ve motor becerilerin sürekli güncel tutulmasından dolayı daha uzun ömürlü diye bir rivayet var. Bu konuda sizin de düşüncelerinizi almak isterim.
Bu rivayet benim düşünceme göre doğru. Beynimizi ve fiziksel olarak el ve ayaklarımızı sürekli bir arada kullandığımız için çok daha uzun süre etkin kalıyoruz.

Türkiye’de arple tedavi uygulamaları yapılıyor mu? Arpin hangi özelliği bu alanda kullanımını teşvik ediyor sizce?

Arpın kullanım alanlarından olan psikolojik rahatsızlıklarda müzikal terapi yapılmaktadır. Türkiye’de de bu alanda uygulamalar yapılmaktadır.

Kendi besteleriniz var mı?
Kendi bestelerim yok. Beste yapmak çok keyifli olsa da, eser seslendirmek bana her zaman daha çok keyif veriyor.

Arpin sizce en güzel eşlikçi enstrümanları neler?
Çoğunlukla tahta üflemeli ve yaylı çalgılarla eşlik yapılıyor. Benim kendi fikir ve deneyimlerimle bakır üflemeli çalgılardan tropmet ve korno ile birliktede müzikal uyum oluyor. Çoğu enstrüman ile eşlik her zaman yapılabilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s