Küçük piyanist Nesibe Sultan Çiftçi: “Pandemide martıların özgürlüğüne özenip onlar için beste yaptım”

Kazakistanlı bir piyanist sanatçı anne ve Türk bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Nesibe Sultan, adeta müziğin kucağında büyümüş bir üstün yetenekli çocuk. Hep piyano çalınan bir evde 4,5 yaşında nota ve piyano öğrenmeye başlaması ve altı yaşında da profesyonel olarak Antalya Akdeniz Konservatuarı sınavına girip burslu okumaya başlaması, onun güçlü bir konser piyanisti olma yolunda kendi döşediği taşların bir sonucu oldu. İlk büyük konserini Burdur Festivali’nde henüz 5,5 yaşında yapmış bir çocuk var karşımızda.

Halihazırda Rus ekolü ışığında bir eğitim izleyen Nasibe Sultan, 2019 yılında St.Petersburg’da düzenlenen Uluslararası “Viva-Music” yarışmasında 2.lik ödülüne layık görüldü ve New York Carnegie Hall’da konser vermeye hak kazandı. Kendisi ayrıca geçtiğimiz sene İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Ulusal Çocuk Besteciler Yarışması’nın da birincisi.

2020 yılında Adana’da Rhapsody Piano Competition’da 2.lik ödülü ve aynı sene online düzenlenen Moskova “Voshodyashie Zvezdı” yarışmasında 1.lik ödülü ise, Nesibe Sultan’ın özgüveni ve piyano tutkusunda büyük bir katkı sağlamış. O da yaşıtı çocuklar gibi pandemiyi kendi çapında yönetmeye ve ruhsal bütünlüğünü korumaya çabalamış. Bunun için de “Martılar Lockdown” adlı bir beste hazırlamış. Bu bestenin ardındaki felsefe ise, martılar dışarıda özgürken, insanların tıpkı kafesteymişçesine evlere kapanması…

Babasının işleri sebebiyle bir yıldır Özbekistan / Taşkent’te yaşayan ve burada çok ünlü piyanistleri yetiştirmiş olan özel bir müzik okulunda piyano dalında okuyan, Türkiye’deki okuluna da online olarak devam eden Nesibe Sultan, bir yandan da beste dersleri alıyor ve ileride hem bir konser piyanisti hem de besteci olmak gibi kocaman iki tane hayalinin peşinden doludizgin ilerliyor.

Bu kendisi küçük, yeteneği ise aldığı eğitimle birlikte devleşme yolunda ilerleyen çocuk piyanistimizi tanımalısınız:

Kendini biraz tanıtır mısın? 

8yaşındayım Antalya Akdeniz Konservatuarı’nda piyano bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. ÖğretmenimDoçentYuriy Sayutkin. Ben, aynı zamanda Taşkent Uspenskiy müzik lisesi okulunda piyano eğitimini görüyorum. 

Peki, içindeki klasik müzik tutkusu küçük yaşlarda ortaya çıktı mı?

Ben tamamen müzikle büyüdüm. Annem  her zaman evde piyano çalardı.Abim piyano derslerine mola verdiğinde ben onun yerine geçip parçaları kulaktan çalmaya çalışıyordum. 

Türkiye’deki klasik müzik eğitimi sana ne kattı? 

Benim ufkumu açtı, hayallerimi güçlendirdi. 

Bu yaz Carnegie Hall’da konser verecektin, ama konser önümüzdeki seneye ötelendi. Carnegie Hall’u merak ediyor musun? Fotoğraflarına baktın mı?

Evet çok merak ediyorum, daha önce başka piyanistlerin orada verdiği konserleri izledim.

Piyanoya nasıl yöneldin? Başka enstrüman yerine piyanoyu tercih etme sebebin neydi?Duygularımı en güzel yansıttığım enstrüman piyano olduğu için onu seçtim. 

Herhangi bir kurumsal destekten yararlanıyor musun? 

Hayır, ama kurumsal desteklerden yararlanmak isteriz.

Rus ekolü sence piyanoda neden önemli? Neden bu ekolü tercih ediyorsun? 

Farklı ekoller olduğunu biliyorum ve hepsinin amacı bir: ustalık. 

Annem, öğretmenim, halam Rus ekolü ile eğitimlerin gördüğü için beni de bu ekol ile eğittiler.

Müzik ile hangi rengi özdeşleştirirsin, neden? 

Ben müziğe tek bir renk veremem, çünkü müzikte üzgünlükten mutluluğa kadar tüm duygular bulunduğu için müzik rengarenk görüyorum. 

Ev dışında olduğunda, örneğin yurtdışında, piyanonu özlüyor musun?

Ben piyanodan hiç bir zaman uzak olmadım, nereye gitsem çevremde hep piyano çalan insanlar vardı.

En çok beğendiğin, kendine referans aldığın Türk ve yabancı piyanistler kimler? 

Fazıl Say ,İdil Biret, Gülsin Onay, Can Çakmur, G.Sokolov, E.Gilels, Rihter, Ashkenazi, M.Argerich.

Şu ana kadar hangi ödülleri aldın? İlk ödülünü aldığında yaşın kaçtı ve anımsadığın kadarıyla neler hissettin?  

2019 yılında St.Petersburg düzenlediği Ulusarası “Viva-Music” yarışmasında 2.lik ödülüne layık görüldüm ve New York Carnegie Hall’da konser vermeye hak kazandım. 2020 yılında İBB tarafından düzenlenen Ulusal Çocuk Besteciler yarışmasında 1.lik ödülünü kazandım. 2020 yılında Adanada Rhapsody Piano Competition’da 2.lik ödülünü aldım, 2020 yılında online düzenlenen Moskova “Voshodyashie Zvezdı”de 1.lik ödülünü aldım. 2021’de Hamburg “Stage4Kids” festivali final konserine seçildin. Yakında tekrar İBB’nin düzenlediği Ulusal Çocuk Besteciler buluşmasında finale kalarak “Martılar Lockdown” adlı bestemi çaldım.

Sence yaşıtların arasında klasik Batı müziği ilgisi ne düzeyde?  

Mesela ben her zaman EBA ve zoom üzerinden sosyal etkinlik sıram geldiğimde online konserler veririm sınıfıma, ve arkadaşlarımın Batı müziğine ilgisi olduğunu görüyorum. 

Hangi masterclass’lere katıldın? Bu masterclass’lerde gerek öğretmenler gerekse katılan diğer çocuklar sana ne kattı? 

Kazakistan Konservatuar Doçentı Kulseitova Shahizada ile masterclasslar, Taşkent Uspenskiy müzik lise okulunda Shin Natalya ile masterclasslar, Almaty Konservatuar Profesörü Amanjolov B.besteci masterclasslar, İTÜ Hasan Barış Gemici ve Yusuf İ.Mesçi bestecilerle masterclass’lara katıldım. Bütün katıldığım masterclasslar bana yeni tecrübe, yorum, bilgi kazandırdı.

Pandemi dönemi tüm çocuklar için olduğu gibi senin için de zorluydu kuşkusuz. O dönemi müzikal anlamda nasıl geçirdin? Günde kaç saat piyano çalıştın?

Evet çok zordu. Okuldan, arkadaşlarımdan, öğretmenlerimden uzak kalmak çok zor. Bir yandan da beste yapma fırsatı doğdu bana, ayrıca bilgisayardan nota yazma programı olan Sibelius 8’i öğrendim. Daha çok piyano çalışma fırsatım oldu. En az az 2-3 saat çalışıyorum.

Parçalar yazıyorsun. Bunlardan biraz bahseder misin? Parçalarının konusu ne oluyor? Hangi duygularla onları hazırlıyorsun? 

Evet beste yapmayı severim. Örneğin Atatürk valsini yazarken, bize böyle bir vatanı hediye ettiği için, ona minnet duygularımı ifade etmek için, böyle bir beste yaptım. Martilar lockdown’ı yazarken,insanlar içeride tutsak gibi yaşarken, martıların özgürlüğüne özendiğim için böyle bir beste yazdım. 

Peki pandemi biter bitmez o sözünü ettiğin martılar gibi özgür olup hangi ülkeyi gezmek istersin, neden? 

Afrika’ya gidip doğal hayatı, yabani hayvanları görmek istiyorum. 

En çok hangi müzisyenin eserlerini tercih ediyorsun, neden? 

A.Malofeev- Rachmaninov Konçerto 2 çaldığında muhteşem performansıyla, Behzod Abduraimov – Beethoven Ay Işığı Sonatı’nda «pianissimo» çaldığında, Marta Argerich tekniğiyle. 

Bir zaman makinen olsaydı geçmişten hangi müzisyenle tanışmak isterdin ve ona ne sorardın?   

Mozart’ın yanına gidip onun beste yapmasını izlemek isterdim.

Geleceğe dair planların neler? Okumaya Rusya’da mı devam edeceksin? Türkiye ile bağın nasıl?

Türkiye ile bağımı ve eğitimimi devam ettirecem, çünkü evimiz Antalya’da ve piyano öğretmenim Y.Sayutkin piyano eğitiminde çok olumlu katkı sağlıyor. Babamın işinden dolayı 1 yıldır Taşkent’teyiz. Rus okuluna paralel olarak eğitimimi devam ediyorum, Taşkent’teki okulum piyano alanında dünyaca bilinen bir okul. Birçok sanatçı yetişmiş bu okulda, örneğin Behzod Abduraimov, Aleksei Sultanov, Lola Astanova, Popovich ve daha niceleri…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s