Genç piyanist Alp Birsel müziğiyle dünyaya barış için ilham ulaştırıyor

“Öyle bir platform ya da sahne olsun ki ben çaldığımda Dünya üzerindeki tüm savaşlar dursun. Müziğin ışığında bütün dünyada barış olsun”… Bu sözler, yakında 18 yaşına basacak olan üstün yetenekli genç piyanist Alp Birsel’in piyanosunun ve müziğinin içine gizlediği güçlü hümanizması ve barışseverliğinin en içten ve samimi ifadesi…

12 yıldır piyanosunun başından bir an olsun uzun süreli ayrılmamış olan Alp, çalışmalarını burslu olarak okuduğu Bilkent Üniversitesi Müzik Hazırlık Lisesi’nde Doç. Dr. Zerin Rasul ile sürdürüyor. Müziğe olan ilgisi, bilinçli ailesinin onu dinlediği müzikleri rakama dönüştürüp yazdığı yaşlarda ortaya çıktı. Ardından, bir şanssızlık Alp ile klasik müziği ayrılmaz bir ikili haline getirdi. Zira, çok küçük yaşlarda geçirdiği orta kulak iltihabı kaynaklı ameliyat sonunda kulağına takılan tüp ve kulak ağrıları yaşadığı bir çocukluk sırasında bu dönemde kendisini çizgi filmler yerine Bach’ın eserleriyle iyileştirmeye kendi başına karar vermiş. Ve bu hem içten gelen hem de bilinçli bir karar olmuş. Çünkü klasik müziğin sesini kısarsa, kulak ağrılarını yeniden anımsayabilirdi. O günden beri klasik müzik de piyano da kendi ifadesiyle “yoldaşı” olmuş.” Hayatın rüzgarı bizi nereye götürürse birlikte gideceğiz. Dün İzmir’de idik, bugün Ankara’dayız” diyor Alp; çünkü eğitimi için şehir değiştirip İzmir’den Ankara’ya gelmişler yıllar önce.

Ulusal ve uluslararası planda birçok ödül alıp, birçok ustalık sınıfında yer almış olan Alp, yaşıtlarıyla bu ustalık sınıflarında etkileşime girmekten çok büyük keyif almış ve kendini bu şekilde de geliştirdiğini ifade ediyor. Ona göre klasik müziğin beşiği ise, Rusya. Her müzisyen gibi, alkışlar Alp için paha biçilmez bir ödül. Günlerce, aylarca çalıştığı bir eseri icra ettikten sonra duyulan alkışlardan onur duyacağını söylüyor ve bir zaman makinesi olsaydı Ludwig van Beethoven ile tanışmak istediğini ekliyor: “Dokuzuncu Senfoni’nin ilk icrasını salonda yol açtığı alkış tufanına salonda tanık olmak isterdim.”

Bu pırıl pırıl, azimli ve üstün yetenekli genç piyanistimizi tüm kalbimle destekliyorum, çünkü içinde bastıramadığı, çocukluğundan beri adeta istiridye içindeki inci tanesi gibi özenle saklayıp geliştirdiği bir piyano tutkusu var ve dünyaya piyanist olmak için doğan gençlerden biri kendisi… Zaten aşağıda göreceğiniz ve dinleyeceğiniz gibi Listz’in Macar Rapsodisi’ni çalarken o tutku ve kararlılık, kristal berraklığında karşınızda.

  • Kendini biraz tanıtır mısın?

23 Eylül 2004 tarihinde İzmir’de doğdum. 12 yıldır piyano çalıyorum. Bilkent Müzik Hazırlık Lisesi 11. Sınıf öğrencisiyim. Piyano çalışmalarımı Doç.Dr. Zerin Rasul ile devam ediyorum. Şu an Ankara’da yaşıyorum.

Müzik ile olan birlikteliğim çok küçük yaşlara dayanır. Henüz 2-3 yaşlarımda duyduğum müzikleri oyuncak piyanomda çalabiliyordum. Ailem müzik ile olan ilgimi fark edince 4 yaşımda piyano eğitimime başlattı. Çok sayıda kıymetli öğretmenlerden eğitim aldım: Fulya Yıldırım, Belit Karaca, Dr. Öğr. üyesi Payam Gül Susanni, Doç. Aslı Tuncay, Özlem Ebesek, Gülnare İbarhimova Özdemir, Nazima Aliyeva Melikova’dan piyano dersleri aldım. Doç. Dr. Özge Gülbey Usta’dan da kompozisyon dersleri aldım. Bu vesileyle üzerimdeki emeklerinden dolayı tüm hocalarıma sonsuz teşekkürlerimi iletirim.

2019 yılının haziran ayında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Müzik Hazırlık Lisesi’nin kabul sınavına girdim ve akabinde Doç.Dr. Zerin Rasul’un sınıfına kabul edildim. Piyano eğitimimi hâlen Zerin Rasul ile devam etmekteyim. Kompozisyon derslerimi de Ülkemin Akbaş ile yapıyorum.

  • İçindeki piyano tutkun ilk ne zaman, nasıl ortaya çıktı? 

Müziğe, piyanoya olan ilgim rakamlarla başladı. Her duyduğum müziği dinledikten sonra bulduğum kitaplara, defterlere rakamlar yazıp oyuncak piyanomda da duyduğum müziği çalmaya çalışırmışım. Herhalde o zamanlar nota bilgim olmadığı için yazmak istediklerimi rakamlarla ifade ederdim. Annem bunu fark edince beni henüz 2,5 yaşımdayken evimize yakın olan bir müzik kursuna götürmüş. Oradaki öğretmenler de bu yaşta eğitime başlanamayacağını fakat bol bol klasik müzik dinlemem gerektiğini tavsiye etmişler. Tam bu yaşlarda orta kulak iltihabı sebebiyle kulaklarımdan ameliyat oldum ve tüp takıldı. Kulak ağrıları çekerken annem bana hangi çizgi filmi izlemek istediğimi sorduğunda ben Bach’ın Prelüd & Fügleri’ni tercih ediyormuşum. Kulak ağrılarım nedeniyle o zamanlar sadece Bach dinlerken uyuyabiliyormuşum. Bunun gibi çok enteresan olaylarla müziğe ve piyanoya olan ilgim ortaya çıktı diyebilirim. 

  • Şu ana kadar hangi ödülleri aldın? İlk ödülünü aldığında yaşın kaçtı ve neler hissetmiştin? 

Şimdiye kadar 6 yarışmadan ödül aldım.

Bunlar: 2013 yılında I. Ulusal Mozart Akademi Piyano Yarışması birincilik ödülü, 2017 yılında I. Uluslararası Hisar Okulları Piyano Yarışması birincilik ödülü, 2020 yılında II. Uluslararası “Rhapsody” Adana Piyano Yarışması birincilik ödülü, 2021 yılında South Flourida Uluslararası Piyano Yarışması birincilik ödülü, yine 2021’de 28. Uluslararası “London” Grand Virtuoso Müzik Yarışmasında birincilik ödülü, son olarak arkadaşlarımla katıldığım “King’s Peak” Uluslararası Müzik Yarışması’nda oda müziği kategorisinde birincilik ödülü aldım.

Bu vesileyle oda müziği grubumuzdaki arkadaşlarım Arda Büyükgüral (çello), Ceyda Özeser (keman) ve Arcan İsenkul’u (viyola) tekrar tebrik ederim. Bizi çalıştıran oda müziği öğretmenimiz Adelya Ateşoğlu’na çok teşekkür ederim.

İlk ödülümü aldığımda henüz 7,5 yaşımdaydım ve çok mutlu olmuştum. Piyanoda kazandığım ilk ödül olmuştu.

  • Katıldığın ustalık sınıflarından bahseder misin? Bu sınıflarda başka müzisyen çocuklarla da tanışmak, senin müziğine nasıl katkı sağladı? 

Katıldığım ustalık sınıfları şu şekilde:

2018 Kasım’da İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı – Gülsin Onay, 2019 Nisan’da Yaşar Üniversitesi – Erato Alakiozidou, 2019 Temmuz ve Ağustos’unda 16. Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali – Gülsin Onay, Konstanze Eickhorst ve Francesco Libetta.

Kendi yaş grubumdaki müzik ile uğraşan arkadaşlarla sosyal paylaşım içinde olmak çok keyif vericiydi. Birbirimizi dinledikten sonra eser yorumları üzerine tartışırdık. Yabancı kültürdeki hocaların eğitimleri bana büyük bir kazanım sağladı.

  • Piyanoyu bir renk ve bir duyguyla ifade etmeni istesem ne derdin? 

Bana göre piyanonun sadece bir rengi yoktur, birden fazla rengi vardır. Bu renkler besteciden besteciye, eserden esere değişir.

Piyano benim yoldaşımdır. Hayatın rüzgarı bizi nereye götürürse birlikte gideceğiz. Dün İzmir’de idik, bugün Ankara’dayız. Buradan da anlaşıldığı üzere benim için piyano bir tutkudur.

  • Eserlerini çaldığın müzisyenleri düşündüğünde içlerinden hangisiyle aranda daha güçlü bir bağ var ve bunun sebebi nedir?  

Beethoven. Beethoven’ın dahiliği beni hep hayran bırakmıştır. Bu deha müziğin içinde kullandığı elementlerde gözükse de bir o kadar müziğinde anlattıkları da büyülemiştir beni. Özellikle son dönem eserleri duygu bakımından çok yoğundur. Aynı anda birden fazla duygu görürüm eserlerinde… Eser sakin ve huzurlu başlar bir o kadar da havada bulutlar kararır ve şiddetli bir fırtınaya dönüşür.

  • Piyano çalmayı hayal ettiğin “en çılgın” , “sıradışı” yer neresi ve neden? 

Öyle bir platform ya da sahne olsun ki ben çaldığımda Dünya üzerindeki tüm savaşlar dursun. Müziğin ışığında bütün Dünya’da barış olsun.

  • Günde kaç saat piyano çalışırsın? 

Benim günlük belirli bir saat çalışma programım yok. Çalışmalarımı kendimi dinleyerek, verimli ve kaliteli bir şekilde yapmaya çalışıyorum. Bu yüzden herhangi bir süre sınırım yok. 

  • Pandemi öncesi klasik müzik konserlerine ne kadar sıklıkla giderdin?

Okulumuzda pandemi öncesi düzenlenen konserlere zamanım oldukça haftada en az bir kez katılıyordum. Şimdi ise online olan konserleri takip ediyorum.

  • Yurtdışında hiç konser verdin mi? Verdiysen seni en çok etkileyen konser salonu hangisi oldu, neden? 

Henüz şu ana kadar vermedim. Ancak katıldığım Uluslararası “London” Grand Prize Virtuoso Müzik Yarışmasında birincilik ödülümü almak ve kazananlar konserinde çalmak üzere Londra’ya Royal Albert Hall, Elgar Room’a davet aldım. Bu benim ilk yurtdışındaki konserim olacak.

  • En çok beğendiğin Türk ve yabancı piyanistler kimler? 

Türk piyanistlerden Gülsin Onay, Fazıl Say, İdil Biret, Güher & Süher Pekinel, Gökhan Aybulus ve Can Çakmur’u sayabilirim.

Yabancı piyanistlerden de Vladimir Horowitz, Arthur Rubinstein, Grigory Sokolov, Sviatoslav Richter, Martha Argerich, Nikolai Lugansky, Krystian Zimerman ve Daniil Trifonov diyebilirim.

  • Piyanonu en çok ne zamanlar özlüyorsun? 

Piyanosuz geçirdiğim çok az gün oluyor. Doğal olarak seyahat gibi zamanlarda piyanomu özlerim.

  • Pandemi senin piyano çalışmalarını nasıl etkiledi? 

Pandemi dönemini olabildiğince verimli geçirmeye çalışıyorum. Zaten derslerimiz yüz yüze devam etmekte, yani derslerimde hiçbir aksama yaşanmıyor. Bilkent’te okuduğum için bu konuda çok şanslıyım.

  • Ailende müzisyen var mı? 

Ailemde profesyonel eğitim alan tek müzisyen benim. Ancak üstün duyuş yeteneğimi dedem Nuri Talat Demren’den almışım. Ben piyano çalarken bana akordiyonu ile halen eşlik edebiliyor.

Bunun dışında sanata ve sanatçıya büyük destek veren aile büyüğümüz rahmetli Üner Birkan yazılarıyla, yayınlarıyla sanatın içinde yer almıştır. Andante Dergisi yayın danışmanlığını yapmış, devlet sanatçımız İdil Biret’in yaşamını anlatan “İdil Biret Piyanodaki Harika”, “Dinleyici’nin Kitabı” gibi bir çok eseri vardır. Bu vesileyle kendisini rahmetle ve özlemle anıyorum.

  • Online yarışmalar mı canlı yarışmalar mı seni daha çok heyecanlandırıyor ve motive ediyor?

Aslında online da olsa canlı da olsa mesele aynı: eserini çalıyorsun ve jüriler tarafından değerlendiriliyorsun. Fakat online yarışmalarda doğal olarak kayıt isteniliyor. Bu da aslında bir eserin çekim esnasında birden fazla kayıt alınmasına olanak sağlıyor. Oysaki canlı yarışmalarda tek bir şansın var ve o anki performansın üzerinden jüri üyeleri tarafından değerlendiriliyorsun.

İki tür de beni motive ediyor fakat atmosferinden dolayı canlı yarışmalar beni daha çok heyecanlandırır.

  • Konser salonlarındaki alkışları duyduğunda ne hissederdin? 

Onur duyarım. Çünkü aylarca çalıştığım eserimin performansını başarılı bir şekilde sunduğumu anlarım.

  • Yurtdışında eğitimine devam etmek istiyor musun? Neden? 

Okulumuz Avrupa standartlarında eğitim verdiği için şimdilik yurtdışında okumayı düşünmüyorum. Öğretmenimle yaptığım çalışmalardan son derece memnunum. Yüksek lisans için yurtdışına çıkmayı düşünüyorum.

  • Bir zaman makinen olsaydı geçmişten hangi müzisyenle tanışmak isterdin ve neden?  

Ludwig van Beethoven ile tanışmak isterdim. Dokuzuncu Senfoni’nin ilk icrasını salonda yol açtığı alkış tufanına salonda tanık olmak isterdim. 

  • Kurumsal olarak destek aldığın veya almak istediğin yerler var mı? 

Şu an Bilkent’te burslu olarak okumaktayım; bunun dışında kurumsal olarak destek aldığım bir kurum henüz yok. Gelecek için tabii ki bir kurum tarafından desteklenmek isterim.

  • Sence müzik bir topluma nasıl bir katkı sağlar?

Müziğin çok büyük bir birleştirici gücü vardır. Müzik tüm insanlığın ortak bir kültürüdür.

  • Son dönemde klasik müziğe olan ilginin arttığını düşünüyor musun; neden? 

Evet, düşünüyorum. Türk Beşleri Ahmet Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar, Necil Kazım Akses ile başlayan akım diğer büyük devlet sanatçılarımızla yayılmaya devam ediyor ve biz şanslı bir jenerasyon olarak yetişiyoruz.

Bilinçli aileler çocuklarının yeteneklerini fark ettikleri andan itibaren eğitimle destekliyorlar. Profesyonel eğitim alan yeni bir jenerasyon hızla yetişiyor. Bilinçli bir dinleyici kitlesi de artıyor. Günümüze baktığımızda büyük projelerin ve büyük emeklerin ortaya çıktığını görüyoruz. Fazıl Say’ın çalışmaları bana büyük ilham veriyor. Bu projelerin içinde çok sayıda genç sanatçılar yer alıyor. Keşke bu pandemi dönemi olmasaydı…

  • Sence klasik müziğin beşiği denebilecek ülke / şehir hangisi, neden? 

Klasik müziğin beşiği olan ülkenin Rusya olduğuna inanıyorum. Çalışma disiplini, prensipleri, müzikaliteleri, tekniklerini çok beğeniyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s