Piyanonun altın çocuklarından Çınara Manaflı: “Şu an fügler yazmayı öğreniyorum”

Güçlü, dayanıklı, yüce anlamına gelen, bir yandan da sonsuzluğu ifade eden çınar ağacının ismi, müzik dünyasında küçük yaşına büyük adımları sığdırmış bir piyanistte, 12 yaşındaki Çınara Manaflı’da hayat buluyor.

Azerbaycanlı piyanist Yelena Shekalyova, kızı Çınara’yı kendi izinde, sıkı bir disiplinle ve çok erken yaşta çok önemli deneyimler kazanan bir piyanist olarak yetiştiriyor. Çınara bir yandan da tam burslu olduğu İzmir Yaşar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (YÜSEM) Müzik Akademisi’nde piyano öğretmeni Payam Susanni’nin yönlendirmesiyle bu alanda ilerlemeye devam ediyor.

Çınara, çok küçük yaştan beri annesini temsillerde piyano başında gördükçe ondan ilham alıp onu rol model benimsemiş. Dört yaşından beri piyano çalmak istediğini söylediği annesi sonunda beş yaşında onu piyanoya başlatmış. Aynı sene İngiltere’de ilk yarışmasına katılmış ve tüm heyecanı sahnede muhteşem bir sonuca dönüşmüş.

Çınara, 2015 yılında Mozart Akademi Uluslararası Piyano Yarışması’nda ikincilik ödülünü ve Associazione Piano Friends tarafından İtalya’nın Lovere şehrinde düzenlenen Tadini Uluslararası Piyano Yarışması’nda kendi kategorisinde birincilik ödülünü aldı. Akabinde, Milano’da düzenlenen Piano Talents Uluslararası Yarışması’nda ikincilik, 2017 yılında İzmir Mozart Akademi Uluslararası Piyano Yarışması’nda ikincilik, 2017 yılında Almanya’da düzenlenen Geilenkirchen Euregion Uluslararası Piyano Yarışması’nda ikincilik ve 2018 yılında Mozart Akademi Uluslararası Piyano Yarışmasında birincilik de aldı. 2019 yılında Mozartacademy’de birincilik ödülünün ardından, 2020 yılı Ağustos ayında Almanya / Bremen uluslararası piyano yarışmasında ikincilik ve aynı yılın Aralık ayında Rhapsody Uluslararası piyano yarışmasında birincilik ödülü kazandı.

Çınara 10 yaşındayken de New York’ta bulunan dünyanın en ünlü konser salonlarından Carnegie Hall’de başarılı bir konsere imza atan “altın çocuklardan” biri. Piyano çalmak için Çınara’nın iki kriteri var: akustiği güzel bir mekan ve sıcak kalpli seyirciler. Klasik müziği herkesin sevdiğini, onu sevmemenin zaten mümkün olmadığını düşünenlerden bu küçük piyanist. Günde mutlaka iki saatlik bir çalışma sonucunda 15 uluslararası yarışmada derece getirmiş.

Şu anda fügler yazmayı öğrenen Çınara, pandemi sırasında gerçekleşen online yarışmalara pek ısınamamış, onları “yarışma” olarak bile görmüyor, çünkü canlı yarışmanın heyecanı ve spontaneliğini bu tür yarışmalarda bulamıyor.

  1. Kendini biraz tanıtır mısın? Ayrıca, merak ettim: İsmin de çok güzel, anlamı nedir? 

12 yaşındayım, ortaokul öğrencisiyim. Adımın anlamı gerçekten çok kolay; Çınar ağacı. Sonunda ”A” harfi olması cinsimin kız olduğunu gösteriyor.

2. Klasik müziğe olan ilgini ilk ne zaman, nasıl fark ettin veya ailen seni neden bu alana yönlendirdi? 

Baştan başlarsam, doğumumdan beri müzik arasında büyümüştüm, çünkü annem ve babam müzisyenler. Annemin konserlerini dinlerdim, annemi opera tiyatrosunda piyano çalarken dinlerdim. 

3. Yaşar Üniversitesi’nde 2017’den beri Dr. öğretim üyesi Payam Susanni ile çalışıyorsun. Peki sana neler katıyor öğretmenin? 

Gerçekte ben önce annemle çalışıyordum, sonra Mozart Akademi’deki A.Mekayev ile ders yapıyordum ve sonra da Yaşar Üniversitesinde tam burs Kazandıktan sonra sevgili Payam Gül Susanni ile çalışmaya devam ettim. Öğretmenim, derste eserin detaylarını anlatıyor, ödev veriyor, dönemin çalışmasını analize yapıyoruz.

4. Piyanoyu tercih etme sebebin nedir? 

4 yaşındayken annem ile İstanbul’a gitmiştik. Annem, bale temsilinde sahnede kendisi orkestra yerinde çalıyordu. Bu konserden sonra anneme aynı gün piyano çalmak istediğimi söyledim. Annem, tamam ama daha erken dedi. Biz de 1 yıl sonra başladık.

5. Eserlerini çaldığın müzisyenleri düşündüğünde onlarla aranda nasıl bir bağ var?

Besteci eseri besteliyor, piyanist o eseri çalıyor ve nasıl doğru çalacağı için uzun uzun yorumlar yapıyor. Mesela, Bach’ın eseri çalarken dönem özelliklerini, o zamandaki piyano özelliklerini ve polifoni stili göstermek zorunda.

6. Piyanoyu dünyanın en ilginç yerinde çalmanı istesem nereyi tercih ederdin? 

Tam bilmiyorum ama akustiği güzel, sıcak kalpli seyircilerin arasında olduğu sürece her yerde olabilir.

7. Klasik müziği neden seviyorsun? Senin için ne ifade ediyor? 

Klasik müziği sevmeyen yok, ya da ben daha görmedim:)

8. Arkadaşların da klasik müziği seviyor mu? Senin piyano tutkun hakkında ne düşünüyorlar? 

Evet, hem de çok severler. Beni destekliyorlar.

9. Günde kaç saat piyano çalışırsın? 

2 saatten daha az çalışamam, 3-5 saat arasında değişir.

10. En çok beğendiğin Türk ve yabancı piyanistler kimler? 

Yabancılardan Deniz Matsuev, Kisin, Rihter, Gilels. Türk piyanistlerden ise G.Aybulus, C.Babacan ve G.Onay.

11. Piyanonu rüyalarında da görüyor musun? İçlerinden en ilgincini anlatır mısın bize?

Evet. Mesela bir konsere gidiyorum. Her şey güzel, ama sonra piyanonun başına oturunca hiçbir şey bilmiyorum, ne çalacağımı da. Böyle rüyalar görüyorum…

12. Pandemi öncesinde de sırasında da yarışmalara katıldığını görüyorum. Online yarışmalar mı canlı yarışmalar mı seni daha çok heyecanlandırıyor? 

Online yarışma tam da yarışma değil bana göre. Canlı yarışmada herkes oturup 1. Çalıştan başlıyor; online yarışmada ise hiç sahne heyecanın yok, biliyorsun ki iyi çalmazsan yine çalarsın…

13. Sahneye çıktığında nasıl duygulara kapılıyorsun? 

Sahneyi çok seviyorum ve çıkınca o kadar mutluyum ki, anlatamam.

14. Şu ana kadar hangi ödülleri aldın? İlk ödülünü aldığında yaşın kaçtı ve neler hissetmiştin? 

Şu ana kadar 15 uluslararası yarışmada birincilik, ikincilik ve üçüncülüğüm var.. Bunun haricinde yurtdışında Milano’da senfonik orkestra ile çaldım. New-York Carnegie-Hall’ da çaldım. İlk yarışmam İngiltere’de idi.  O zaman 5 yaşındaydım; sadece çok heyecanlandığımı ve bavulları havalimanında kaybettiğimizi hatırlıyorum 🙂

15. Yurtdışında eğitimine devam etmek istiyor musun?

Yurtdışında eğer eğitim alırsam çok mutlu olurum. Rusya veya İtalya tercihim.

16. Peki şu ana dek herhangi bir masterclass’a katıldın mı? Bu çalışmalarda diğer çocuklarla tanışmak nasıl bir duyguydu? 

Evet, İtalya’da Balzani, C.Iglessias, T.Poddubnaya’nın masterclass’lerine katıldım.

17. Bir zaman makinen olsaydı geçmişten hangi müzisyenle tanışmak isterdin ve neden?  

Evet, kesinlikle öncelikle Beethoven ile. Çünkü nasıl duyma engelli bir insanın o kadar güzel ve harika eserler yarattığını anlamak istiyorum. Sonra ise hemen Schumann’a giderim, onu uyarmak için: Çalışırken parmaklarının arasına mekanizma koymasın! Schubert’a giderdim ve derdim ki; “Eserlerin biraz kısa olsun çok tekrar (röpriz) var, olmazsa herkes seni sever ve çalar” 🙂

18. Kurumsal olarak destek aldığın veya almak istediğin yerler var mı? 

Genel sponsorum benim annem. Tabi ki devletten yardım alırsam, Türkiye’yi daha çok yerlerde temsil edebilirim.

19. Doğaçlama bestelerin var mı? 

Evet, eskiden vardı ama onların yazım kurallarını öğrenince azaldı. Şu an Okul-Füg yazmayı öğreniyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s