İBB Orkestralar Müdürlüğü Oda Müziği Topluluğu’ndan genç klarnetçi Merve Nuvasil: “Başka hiç bir şey düşünmeden özgürce müzik yapabilmek istiyorum”

Fotoğraf: Zeynep Pabuççu

Merve Nuvasil, dünyaca ünlü firma Buffet Crampon, Vandoren, Bg France ve Beaumont Music’in Türkiye artisti olan bir genç sanatçı.

Müzik geçmişi de oldukça etkileyici: 1997 yılında Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarında başladığı müzik eğitimine 2003 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda devam etmiş ve 2010 yılında bu okulun master bölümünden mezun olmuş.

2000 yılında Mimar Sinan Rotary Kulübü’nün düzenlediği Yılın Genç Müzisyeni Yarışmasında birincilik ödülü, 2011 yılında IV. Uluslararası Sliven Müzik Festivali Oda Müziği Yarışması’nda birincilik ödülü kazanmış.

Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, Cemal Reşit Rey Senfoni Orkestrası, İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nda çeşitli konserlerde yer almış.

Ametist Klarinet Beşlisinin 2005, İstanbul Klarnet Korosu’nun 2010, İstanbul Çağdaş Müzik Topluluğu’nun 2011, Silva Quartet’in 2010 yılından itibaren aktif üyesi olmuş; yurtiçinde ve yurtdışında birçok konsere katılma fırsatı bulmuş. Chen Halevi, Alain Damiens, Nicolas Baldeyrou, Sarah Elbaz ve Nusret İspir’in masterclass’larına aktif olarak katılmış.

2012 yılında Uluslararası Klarnet Festivali kapsamında, klarnet sanatçısı Cihangir Nuvasil ile birlikte Trakya Senfoni Orkestrası eşliğinde solist olarak konser vermiş olan Merve Nuvasil, 2013 ve 2016 yılında Uluslararası Klarnet Festivali kapsamında düzenlenen klarnet yarışmasında jüri üyeliği görevini yapmış ve festival için Serkan Çağrı ile birlikte ‘Türk ve Batı müziğinde Klarnet İcrası ve Uygulamaları’ başlıklı bir seminer vermiş ve adına workshop düzenlenmiş.

2014 yılında Uluslararası Klarnet Festivali kapsamında dünyaca ünlü klarnet sanatçısı Sabine Grofmeier ile Toisad Senfoni Orkestrası eşliğinde “Müziğin Sultanları” konserinde solist olarak yer alan Nuvasil, 2021 yılında 10. Uluslararası Klarnet Festivali’nde Kadın Senfoni Orkestrası eşliğinde solist olarak konser vermiş.

2013-2014 yılları arasında Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda sanat danışmanlığı ve program koordinatörlüğü görevlerini yapmış.

İstanbul Teknik Üniversitesinde 2007-2008 eğitim ve öğretim yılı içerisinde klarinet öğretmeni olarak görev almış, 2011 – 2019 eğitim ve öğretim yılları içerisinde Özel Şişli Terakki Okulları’nda klarinet öğretmeni olarak görev almış.

2020 yılı itibari ile Avni Akyol Güzel Sanatlar Lisesi’nde  klarnet öğretmeni olarak görev alan Nuvasil, ayrıca 2010 yılından itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesi Orkestralar Müdürlüğü/ Oda Müziği Topluluğu’nda çalışmalarına devam ediyor.

Kendisini tanımaya ne dersiniz? Buyrun Merve hanım, sahne sizin:

Sevgili Merve hanım, klarnet alanında isminden çok söz edilen bir kadın müzisyensiniz. Her şeyden önce bu noktaya gelmenizi sağlayan “süper gücünüz” neydi?

Süper güç mü bilemiyorum fakat bu noktaya gelebilmek için çok çalıştığımı söyleyebilirim. Ailemin beni desteklemesi ve her zaman yanımda olmaları da manevi olarak büyük bir rahatlık getirdi. Çalıştığım klarnet öğretmenlerim de  birbirinden değerli isimlerdi.

Bana büyük bir özgüven kazandıran ve eğer istersem başarabileceğimi her seferinde dile getiren sevgili Feza Çetin ile yıllarca çalışmak en büyük şansımdı.

Peki müziğe nasıl başladınız? Çocukluk yıllarınıza ışınlar mısınız bizi?

Müziğe 10 yaşında Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda başladım. O yaşlarda çok farkında olmasam da annemin elimden tutması ve yönlendirmesi ile bu yolculuğa başlamış oldum. Bu arada çok değerli klarnet öğretmeni Oktay Bagırov ile çalışmaya başladım. Çok disiplinli bir çalışma temposuna küçük yaşlarda başlamak beni hep bir adım önde hissettirdi. Çocukluk yıllarında belki tehlikeli olabilecek sporlardan yada aktivitelerden uzak kalsam da en yakın arkadaşım dostum sırdaşım  hep klarnetim oldu. Erken yaşta müzikle profesyonel olarak tanıştığım için çok şanslı hissediyorum.

Önemli bir konservatuar geleneğinden geldiniz. Sizce bir müzisyenin yetişmesinde konservatuar terbiyesi, disiplini alması hangi açılardan önemli?

Müziği her açıdan öğrenebilmek için konservatuvar çok önemlidir.

Erken yaşta bu kültürün ve dünyanın içinde olabilmek çok önemli.

Bu terbiye ve disiplin her anlamıyla küçük yaşlardan itibaren bizimle olur.

Enstrüman çalmak nankör olarak adlandırılabilecek bir şey olduğu için sürekli olarak çalışmak  gerekir. Bunu erken yaşta öğrenmek bizler için bir hayat tarzı oluşumuna da sebebiyet veriyor. Nasıl ki profesyonel sporcular her gün antrenman ve egzersiz yapmalılarsa bizler için de her gün verimli bir çalışma yapmak büyük önem taşımaktadır.

Fotoğraf: Engin Güneysu

Birçok önemli yarışmadan da ödüllerle döndünüz. Biraz da onlardan bahseder misiniz?

İlk yarışmam Rotary Kulübü’nün düzenlediği Genç yetenekler yarışması idi.

Bu yarışmaya katıldığımda 12 yaşındaydım. Birincilikle eve döndüğümde artık kendime tam olarak inanmaya başladım. Yarışma için çok sıkı bir şekilde çalışmıştım ama daha önce herhangi bir deneyimim olmadığı için tam olarak neyle karşılaşacağımı tahmin edemiyordum. Çok gururlandım ve daha da fazla çalışmaya başladım.

Katıldığım bir diğer yarışma Bulgaristan Sliven Oda Müziği yarışması oldu. Buradan da birincilikle ülkemize döndük.

Yarışmalara hiç bir zaman çok hırs ve stresle katılmadım.

Tek derdim elimden gelenin en iyisini yapmak oldu.

Sonuçta en büyük rakibimiz her zaman kendimizdir.

Peki sahneye çıkmadan önce yaptığınız bir ritüel var mıdır? Uğuruna inandığınız objeler veya alışkanlıklar…

Sahneye çıkmadan önce çok yorulmamaya ve çok konuşmamaya çalışıyorum. Bazı uğurlu takılarım oluyor her zaman benimle olan.

Her zaman sahneye çıkıp çok eğleneceğimi düşünüp ardından sahneye çıkmayı tercih ediyorum. Orada her ne olursa olsun çok eğlenmeli ve sonuna kadar o hazzı yaşayabilmeliyim.

Fotoğraf: Zeynep Pabuççu

Dünyaca ünlü markaların da Türkiye’de tanıtımını yapıyorsunuz. Müzisyenin doğru enstrümanlara uygun fiyata –tüm kur farkına rağmen- erişimi hangi açılardan önemli sizce? Bu konuda Türkiye’de yeterli bir fon desteği olmadığı ise herkesin ortak eleştiri konusu.

Profesyonel müzisyenlerin her zaman en iyi enstrümanla ve en iyi aksesuarlar ile buluşması çok önemli.

Şu an kur farkından dolayı normal fiyatlarla ulaşabildiğimiz şeylere ulaşmak neredeyse imkansız oldu. Bu durum her sektörde olduğu gibi bizi de yakından ilgilendiriyor.

Türkiye’de üretilen bazı enstrüman yada aksesuarlar olmasına rağmen gelen malzemelerden dolayı yine de çok uçuk fiyatlar ödemek zorunda kalıyoruz. Türkiye’de üretilmeyen tüm malzemeler içinse durum daha da kötü. Eğer belli bir kurumun sanatçısı değilseniz maalesef ki çok ciddi bir bütçeyi buna ayırmak gerekiyor. Umarım ülkemizin en büyük problemlerinden olan bu sorun çok geç olmadan çözülür.

Çok önemli konser salonlarında yer aldınız. Bu zamana kadar mimarisiyle sizi en çok büyüleyen hangisi oldu?

Bugüne kadar hem solo hem oda müziği ve hem de senfoni orkestraları ile sayısız konser verdim.  Akustiği iyi olan konser salonlarında çalmak çok keyifliydi.

Biz mikrofon yada herhangi bir ses sistemi ile çalmadığımız için akustik bizim birinci önceliğimiz oluyor.

Beni mimarisi ve aurası ile en çok etkileyen yer Aşkenazi Sinagogu oldu.

Bu arada grubum Silva Quartet ile  Opus Amadeus Oda Müziği Festivali kapanış konserinde sahne aldık.

Peki klarnetin bir başkenti olsa neresi olurdu ve neden?

Klarnetin başkenti alışılagelmiş olarak Paris’tir.

Klarnetin ve sanatın ana vatanlarından biridir.

Fakat artık ülkemizde de klarnet için düzenlenen çok önemli klarnet festivalleri bulunmakta.

Yaklaşık 10 yıldır sürdürülen Klarnet Festivali sayesinde ülkemize yurt dışından da bir çok ünlü klarnet sanatçısı gelmekte. Eskiden bu isimlere yerlere ulaşmak çok zordu bu yüzden de klarnetin başkenti yada sanatın başkenti tanımlamaları yapılıyordu.

Artık sosyal medya sayesinde hepimiz her yerdeyiz. Her yer bizim için sanatın başkenti.

Fotoğraf: Zeynep Pabuççu

Yer aldığınız müzik toplulukları ve yakın dönem projelerinizden de söz eder misiniz?

Ben şu an İBB Orkestralar Müdürlüğü Oda Müziği Topluluğunda çalışıyorum.

Burada her ay düzenli olarak çeşitli kültür merkezleri konserlerimiz oluyor.

Şehrinde her bir köşesine sanatımızı götürüyoruz ve çok güzel tepkiler alıyoruz.

Şerefiye Sarnıcı konserlerimize büyük bir ilgi var. Bu konserlerimiz devam edecek.

Ayrıca grubum Silva Quartet ile de yeni bir projeye başlıyoruz. Şuan eserler yazım aşamasında fakat önümüzdeki aylarda güzel bir turne hazırlığı içerisindeyiz.

Peki klarnetin yanına en çok yakıştırdığınız eşlikçi enstrüman hangisi?

Klarnet için yazılmış oda müziği eserlerine istinaden en çok yakışan enstrümanlar genellikle piyano yada çello olarak adlandırılır.

Fakat üflemeli dörtlü yada beşli kadar birbirine yakışan uyumlanan enstrümanlar yok diye düşünüyorum.

Yıllardır çeşitli oda müziği gruplarında yer almamdan dolayı en çok sevdiğim üflemeli dörtlü oldu.

Bir yandan da klarnet öğretmenliği yapıyorsunuz. Öğrencilerinize de müzisyen sağlığı konusunda uyarılarda bulunduğunuzu tahmin ediyorum. Bir klarnet sanatçısı sağlığında nelere dikkat etmeli?

Ben konserler verirken bir yandan da öğretmenlik yapmayı çok seviyorum.

her öğrencimle yeni bir maceraya başlıyoruz.

Öncelikle duruş ve tutuş pozisyonları bizim için çok önemli. Ciddi hasarlara ve sakatlıklara sebebiyet verebiliyor. Birebir çalışmalarımız da en çok bu konuların üzerinde duruyorum.

Peki kendinize ilham aldığınız kadın klarnet virtüözleri kimler?

Ben çocukluk yaşlarımdan itibaren Sabine Meyer ile büyüdüm. Her gün mutlaka ondan birşeyler dinlerdim. Bir kadın olarak yaptığı işler ve geldiği nokta ile beni kendine hayran bırakan bir isimdir.

Berlin Filarmoni’deki ilk kadın sanatçı olması beni çok etkilemiştir.

Her söylediği kulağıma küpe olan sevgili Feza Çetin benim için çok önemli bir isimdir. Kendisi sadece sanatçı olmayı değil iyi de bir insan olmayı öğretmiştir tüm öğrencilerine.

Genel bir erkek ambargosunun olduğu camiamızda kadın sanatçılara her zaman her projesinde yer veren Serkan Çağrı da benim için çok önemli isimlerdendir.

Sanatta kadın yada erkek sanatçı olmadığına inanıyorum. Sadece iyi  insan ve iyi  sanatçı vardır.

Keşke klarnet solo için bir eser yazsaydı dediğiniz besteciyi de merak ediyorum.

En sevdiğim bestecilerden biri Gustav Mahler’dir. Eserlerinin hepsi birbirinden güzel tasvirler içerisinde. Beni büyülü bir dünyaya götüren melodiler.

Mahler’in bir de solo klarnet eseri olmasını çok isterdim.

Kendinize dair hayalleriniz nelerdir Merve hanım?

Her zaman mutlulukla mesleğime devam edebilmeyi çok istiyorum.

Bizim için sahneye adım attığımız andan itibaren başka bir dünya başka bir evren oluyor.

Başka hiç bir şey düşünmeden özgürce müzik yapabilmek istiyorum.

Bu keyifli söyleşi için çok teşekkür ederim.

Beni davet ettiğiniz için ben çok teşekkür ederim. Sizinle roportaj yapabilmek çok keyifliydi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s