İzmir’de yıldızı parlayan başarılı kemancı Tuana Ünal: “Çocuğum müzikle iç içe olsun, mutlu olsun diyen bir annenin eseriyim ben”

2006 İzmir doğumlu olan Tuana Ünal, 2011 yılında TOBAV’da “Temel Sanat Eğitimi” (ORFF-Schulwerk Müzik ve Dans Pedagoji) aldı. Keman eğitimine 2014-2016 yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda kursiyer öğrenci olarak Öğr. Gör. Anıl Altınsoy ile başladı ve 2017 yılında çalışmalarına Öğr. Gör. Zeynep Simge Acunaz Eytemiz ile devam etti. 2018 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nı kazanan Tuana, Prof. Ildiko Zsuzsanna Moog’un sınıfında iki yıl eğitim aldı. Orkestra çalışmalarına, Olten Filarmoni Çocuk Orkestrası’nda başladı ve Narlıdere Belediyesi Çocuk Senfoni Orkestrası’nda devam ediyor.


2019 yılında Olten  Filarmoni Sanat Okulu’nda Prof. Ildiko Zsuzsanna Moog’dan masterclass eğitimi almış olan Tuana, 2020 yılında, Caka 2020 Uluslararası Kış Müzik Akademisi’nde ve aynı yıl Aşkın Academia Çevrimiçi Uluslararası Yaz Akademisi’nde Prof. Cihat Aşkın, Prof. Sevil Ulucan Weinstein, Prof. Çiğdem İyicil, Prof. Ahmet Hamdi Zafer, Öğr. Gör. Can Özhan, Muhammedjan Turdiev, Mesut Caşka, Öğr. Gör. Ozan Sari, Tuncay Yılmaz, Bahar Büyükgönenç Bolat, Doç. Şenol Aydın öğretmenlerden masterclass eğitimi aldı. 2021 yılında Can Özhan Online Violin masterclassına katılan Tuana, aynı yıl Aşkın Academia Edirne Yaz Müzik Akademisi’nde eğitim aldı.


2021 Aralık ayında Uluslararası Music and Star Awards Online müzik  yarışmasında 13-16 yaş kategorisinde yaylı çalgılar alanında ikincilik ödülü alan Tuana, eğitimine Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda Öğr. Gör. Zeynep Simge Acunaz Eytemiz ile devam ediyor.

Kendisini tanımaya ve kemanının sesine kulak vermeye ne dersiniz?

Sevgili Tuana, müziğe olan ilgin ve yeteneğinin küçüklükte nasıl ortaya çıktığını konuşmakla başlayalım istersen söyleşimize. Bizi o günlere ışınlar mısın?

“Herkes çocuğunun doktor,öğretmen,avukat olmasını ister ama ben sanatçı olmasını istiyorum. Müzikle iç içe olsun,mutlu olsun” diyen bir annenin eseriyim aslında… Bu düşünceyle yola çıkan ailem ben beş yaşında iken Orff eğitimi aldırmaya başlamış. İlk başta hobi olarak başlayan müzik yolculuğum ilkokul ikinci sınıfta DEÜ Devlet Konservatuvarı kursiyer sınavlarını kazanmamla devam etti. Konservatuvarda iki yıl kursiyer öğrenci olarak keman, koro, solfej eğitimleri aldım. 2018 yılında konservatuvar sınavlarını kazandım.

Peki seni kemana yönlendiren motivasyonlar nelerdi?

Ailemin sanata olan ilgisi ve konservatuvarda piyano eğitimi alan bir komşumuzun da fazlaca dikkatimi çekmesi kemana yönlenmemdeki başlıca motivasyonlardır. Kemana başladıktan sonra enstrümanımı o kadar çok sevdim ki o günden bu güne motivasyonum hiç eksik olmadı. Pandemi günlerinde bile en ufak bir motivasyon düşüşü yaşamadm, kemanıma dört elle sarıldım.

2017 yılından beri Öğr. Görevlisi Zeynep Simge Acunaz Eytemiz ile keman çalışmalarını sürdürüyorsun. Sana olan katkısını nasıl anlatırsın? Ve hiç aklından çıkmayan öğütleri var mı?

Simge öğretmenim ile küçük yaşlarda tanıştım. Bana sevgiyle yaklaşması kemana olan ilgimi ve sevgimi arttırdı. Her ders sonrası beni mutlu eden küçük sürprizlerle bir sonraki dersime daha motive gelmemi sağladı. Hala o zamanlardaki sürprizlerini saklıyorum. Kemanı görev olarak değil sevgi ile çalmamız gerektiğini öğütledi.

Konservatuar eğitimi, yeteneklerini doğru şekilde yönlendirmen açısından sana neler kazandırdı?

İlk keman eğitimimi konservatuvarda almaya başladığım için çok şanslıyım. Küçük yaşlardan itibaren doğru teknik eğitimleri aldım. Solfej eğitimimde aldığım bilgilerin yardımıyla keman çalıyorum aslında.Yapılan konserler de yeni enstrümanlar tanıyıp dinlememize olanak sağladı.  Sadece teknik anlamda değil, bizim için yapılan söyleşiler de bana farklı bakış açıları kazandırdı.

Önce Olten Filarmoni, ardından Narlıdere Belediyesi Çocuk Senfoni Orkestrası’nda yer aldın. Orkestra çalışmaları bir keman sanatçısına neler katar sence Tuana?

Orkestra çalışmaları başta disiplin ister. Başka enstrümanları dinleyerek uyumlu çalmamızı sağlar. En sevdiğim kısmı arkadaşlarımla müzik yapabilmek. Konservatuvarda klasik batı müziği eğitimi aldığım için orkestrada farklı müzik türlerini de çalma fırsatı buluyorum. Bu da bana farklı bir tecrübe kazandırıyor.

Bir yandan da çok fazla ustalık sınıfına ve müzik kampına katılmışsın. Bu çalışmaların senin tekniğin üzerinde nasıl bir etkisi oldu?

Katıldığım masterclasslarda çok değerli öğretmenlerle çalıştım. Farklı öğretmenlerden öğrendiğimiz tekniklerle harika bir müzikalite ortaya çıkıyor. Sadece teknik anlamda değil farklı alanlarda da masterclassların bizlere çok fazla katkısı olduğunu düşünüyorum. Örneğin son katıldığım masterclassta Cihat Aşkın öğretmenim beden dilimi kullanarak parçanın duygusunu seyirciye nasıl aktarmam gerektiğinin önemini vurguladı.

Peki son dönemde repertuarında hangi besteciler / parçalar hakim?

Şu sıralar Franz Schubert -Sonatineleri-, Charles Auguste de Beriot – No:9 Keman Konçertosu-, Johann Sebastian Bach- Mi Majör Keman Konçertosu- bestecilerin eserleri üzerine yoğunlaşmış durumdayım.

Bunun dışında Bach’ın, Haydn’ın ve Mozart’ın bazı eserleri üzerine çalışmak bir sonraki dönemdeki hedeflerimiz arasında.

Sabahtan akşama kadar çalsam sıkılmam” dediğin eser hangisi?

Mendelssohn Mi minör Keman Konçertosu.

Geçen gün çok özel bir ödül aldın. Biraz bundan söz eder misin bize? Hangi eserle katıldın? Nasıl bir hazırlık sürecinden geçtin ve sahnede neler hissettin?

Schubert Sonatine No:1 ile katıldım. Benim için heyecan verici bir deneyim oldu. Video çekimimiz kısıtlı bir zamanda gerçekleştiği için stres yaşadığımı itiraf etmeliyim. Bu süreçte bana ekstra zaman ayırıp  eşlik eden, beni motive eden korrepetisyon öğretmenim Sayın Can Bağdar Bilen’e bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Bu yarışma benim katıldığım ilk yarışma ve uluslararası alanda böyle bir derece almak çok değerli. Yolum çok uzun ve ben bu yolun daha en başındayım.

Başta Simge öğretmenim olmak üzere üzerimde emeği olan bugüne kadar eğitim aldığım, bu başarının mimarı öğretmenlerime sizin vasıtanızla bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Yarışmalar, özellikle senin yaş grubunda rekabet gücü kazanmakta önemli bir katkı sağlıyor. Bir yandan da bir müzisyenin performansını kısa bir zaman diliminde değerlendirmeyi birçok uzman da hatalı buluyor. Peki sen yarışmaları kendi kariyerin açısından nasıl konumlandırıyorsun?

Her şeyden önce bu yarışmaların tecrübe kazandırdığına inanıyorum. Derece almak tabi ki gurur verici ama derece alamasak bile o heyecanı yaşamanın, eseri en iyi şekilde seslendirebilmenin, sahnede performans sergilemenin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Peki sence bir kemancıyı başarılı kılan özellikler nedir?

Disiplinli, verimli, sabırlı ve düzenli çalışmak; yeniliklere ve eleştirilere açık olmak, öğrendiklerini uygulamak başarıyı getiren özelliklerdir.

Kemanın senin için hangi duyguları çağrıştırıyor Tuana?

Çaldığım esere göre duygularım da değişiyor. Mutluluk, sevinç, neşe, keyif, gurur, heyecan, coşku, güven, hüzün, panik kimi zaman tek tek kimi zaman da tek eserde birden fazla duyguyu aynı anda hissediyorum.

Şu ana dek keman çaldığın en sıradışı yer neresi oldu?

Osmanlı Dönemi’nde akıl ve ruh hastalıklarının, musiki ve su sesinin taş duvarlarda yankılanarak tedavi edildiği Edirne II. Bayezid Külliyesi-Sağlık Müzesi’nin akustik ortamı, bugüne kadar keman çaldığım en sıradışı yerdi.

Türkiye’deki eğitimin tamamlandıktan sonra yurtdışında okuma hayallerin var mı? Tercihen hangi ülkeleri hedefliyorsun?

En büyük hayallerimden biri Almanya’da eğitimime devam etmek.

İleride Simge öğretmenin gibi öğrenci yetiştirme hayallerin var mı? Yoksa solist olarak sahnelerde mi yer almayı hedefliyorsun?

Simge öğretmenim gibi öğrenci yetiştirmek aynı zamanda da ülkemi yurtiçi ve yurtdışında solist olarak temsil etmek istiyorum.

İzmir bir keman konçertosu olsa hangisi olurdu Tuana?

İçimi açan havası, neşeli insan profili, hareketli ve cıvıl cıvıl hayatı, bir çok güzelliği bünyesinde barındırması, herkesin mutlaka bir kez olsun İzmir’e gelmeyi isteyecek olması sebebiyle her enstrümancının da mutlaka hayatında olması gereken ve bu özelliklerle de paralellik gösteren Mozart enerjisi geliyor aklıma ve en neşeli ve coşkulularından biri olan Mozart’ın 3. keman konçertosu diyorum bu soruya cevap olarak.

Bu keyifli söyleşi için çok teşekkürler.

Bana zaman ayırıp böyle bir fırsat verdiğiniz için asıl ben teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s